MERCAN ŞEN
AYNI SOKAK, AYNI SEVDA
Ben seni o sokakta gördüm, biliyor musun?
Üzerinde kurşuni renkler vardı;
gökyüzü bulaşmıştı gözlerine.
Gülüşlerinle dalgalanıyordu mavilikler,
yeşeriyordu içimde unutulmuş bahçeler.
Ben seni o sokakta gördüm, biliyor musun?
Misket oynadığım yılların kokusu sinmişti üzerine.
Sanki eski bir hatıra defterine
çok öncelerden yazılmıştı ismin.
Ben seni, dünümden bugünüme
taşımıştım da farkında değildim.
Bir zamanın arasına düşmüş,
bir ömrün kıyısında unutulmuş gibiydin.
Oysa ben, seni hiç unutmadığım bir yerden
yeniden hatırlıyordum.
Ben seni o sokakta gördüm, biliyor musun?
Çocukluğum kaldırım taşlarında,
köşe başında otururken çarpılmıştım sana.
Sen saklambaç oynarken saklanıyordun,
ben ise sende kayboluyordum.
Sen saklandıkça ben seni arıyor,
ben seni buldukça kendimi unutuyordum.
Ve ben hep sobeleniyordum
sen bende saklı kal diye…
Yıllar geçti.
Sokaklar değişti, mevsimler eskidi.
Çocukluğumun sesi uzaklaştı zamanın içinde.
Ama ne zaman o sokağa dönsem
bir yanım hâlâ o köşe başında,
bir yanım hâlâ senin peşindeydi.
Bugün seni yine o sokakta gördüm, biliyor musun?
Süzüle süzüle girdin yine evime.
Ne kapımı çaldın ne de bir şey söyledin.
Bir eski şarkı gibi usulca yerleştin içime;
benim senden sakladığım ne varsa
birer birer uyandı sessizliğinde.
Eski sayfalarımı taşıyordum avuçlarımda.
Çocukluğumun şarkısı çalıyordu kulaklarımda.
İsmin, her nakaratın kıyısında
yeniden, yeniden mırıldanıyordu kendini. Ben, gözlerinin semtinde dans ediyordum.
Ne dünün hesabını soruyordum
ne de yarının cevabını bekliyordum.
Öylece, sorgusuz sualsiz,
yılların yolcusunu sevmekle
hüküm giymiş bir esirdim.
Bir sana tutsak,
bir sana vurgun…
Ne zaman kaçmaya kalksam
yolum yine sana çıkıyordu.
Ne zaman unuttum desem
bir sokak lambası, bir rüzgâr, bir şarkı
alıp getiriyordu beni sana.
Meğer bazı sevdalar
zamanın eskitemediği bir çocuklukmuş.
İnsan büyüdükçe unuttuğunu sanırmış da
kalbinin en kuytu yerinde
hep aynı yaşta kalırmış.
Ben seni o sokakta gördüm, biliyor musun?
Sen, benim çocukken
aşkla ektiğim sevginin tohumuydun.
Yıllar boyunca içimde büyüttüğüm,
nice mevsimden geçirip
kimselere göstermeden sakladığım
o ilk duygunun bugünkü çiçeğiydin.
Şimdi sen,
dünümün hatırası,
bugünümün sevdası,
yarınımın en güzel ihtimalisin.
Ben hâlâ
aynı sokağın başında,
aynı şarkının nakaratında,
aynı sevdanın eşiğinde bekliyorum.
Bazı aşklar büyümez yalnızca;
kök salar, dal verir, çiçek açar.
Yıllar geçer, insan değişir, dünya değişir;
ama kalp, ilk sevdiği yerde
kendi çocukluğunu saklar.
Ben seni o sokakta gördüm, biliyor musun?
Yine aynı sokak…
Yine aynı sen…
Ve içimde, ilk günkü kadar taze,
yine aynı sevda…













