Ana Sayfa Deneme Yazıları Nazım Hikmet Ran-Yasaklı Bir Şairin Evrensel Mirası | Nurhayat Teke Yazdı…

Nazım Hikmet Ran-Yasaklı Bir Şairin Evrensel Mirası | Nurhayat Teke Yazdı…

143
0
Yazı İçi

TÜRK VE DÜNYA EDEBİYATINDA YASAKLANAN YAZAR/ŞAİR VE KİTAPLARI-1 

[Nazım Hikmet Ran–Yasaklı Bir Şairin Evrensel Mirası] 

Kitapları: 835 Satır, Benerci Kendini Niçin Öldürdü, Memleketimden İnsan Manzaraları

Sebep: Komünizm propagandası, rejim karşıtlığı

Durum: Kitapları yasaklandı, kendisi uzun yıllar hapis yattı ve yurttaşlıktan çıkarıldı.

Nâzım Hikmet, yalnızca Türk edebiyatının değil, dünya şiirinin de en güçlü seslerinden biridir. Onu “yasaklı” kılan şey şiiri değil; şiirle birlikte taşıdığı hakikat duygusu, eşitlik talebi ve insandan yana duruşudur. Nâzım, iktidarların sevmediği bir şairdi; çünkü şiiriyle susturulmuşları konuşturuyor, görmezden gelinenleri görünür kılıyordu.

1902’de Selanik’te doğan Nâzım Hikmet, genç yaşta şiirle tanıştı. Moskova’da aldığı eğitim, onun düşünsel dünyasını belirledi; toplumcu gerçekçi edebiyatın Türkiye’deki en güçlü temsilcisi oldu. Şiiri yalnızca estetik bir uğraş olarak değil, toplumsal sorumluluk olarak gördü. Bu nedenle şiiri, saraylara değil hapishanelere, fabrikalara, sürgünlere ve yoksul evlere yakındı.

Nâzım Hikmet, düşünceleri nedeniyle defalarca yargılandı. 1938’de “ordu ve donanmayı isyana teşvik” suçlamasıyla 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Toplamda 13 yılı aşkın süre cezaevinde kaldı. Bu yıllar boyunca yazdığı şiirler, Türk edebiyatının en güçlü metinleri arasında yer aldı. Memleketimden İnsan Manzaraları, Kuvâyi Milliye Destanı, Taranta Babu’ya Mektuplar yalnızca edebi değil, tarihsel belgelerdir.

Şiirleri uzun yıllar Türkiye’de yasaklandı; kitapları toplatıldı, adı ders kitaplarından çıkarıldı. Ancak Nâzım Hikmet’in sesi, sınırları ve yasakları aşarak dünyaya yayıldı. Şiirleri elliden fazla dile çevrildi. Pablo Neruda’dan Louis Aragon’a kadar birçok dünya şairi tarafından saygıyla anıldı.

1951’de Türkiye’den ayrılmak zorunda bırakılan Nâzım Hikmet, sürgünde yaşadı ve 1963’te Moskova’da hayatını kaybetti. “Bir ağaç gibi tek ve hür / ve bir orman gibi kardeşçesine” yaşama hayali, onu hâlâ güncel kılıyor. Bugün Nâzım Hikmet, bir dönemin yasaklı şairi değil; insanlık vicdanının sesi olarak okunuyor.

Onu yasaklayanlar çoktan tarihin dipnotlarına karıştı. Nâzım Hikmet ise hâlâ yaşıyor: Şiirlerinde, umutlarında ve bu ülkenin susmayan hafızasında.

Nurhayat TEKE

Yazı İçi