Ana Sayfa Duyurular ‘İpi Bırakıyorum’: Hayatın İçinden Canlı Nabızlı Hikâyeler Anlatıyor!

‘İpi Bırakıyorum’: Hayatın İçinden Canlı Nabızlı Hikâyeler Anlatıyor!

64
0

‘İpi Bırakıyorum’: Hayatın İçinden Canlı Nabızlı Hikâyeler Anlatıyor!

Nazmi Kutluer’in Klaros Yayınları’ndan çıkan ilk öykü kitabı İpi Bırakıyorum, hayatın imbiğinden geçmiş alt sınıftan bir anlatıcının zekice kurgulanmış hızlı metinlerini içeriyor.

İpi Bırakıyorum’un en başta gelen özelliği, “hızlı” metinler oluşudur. Çevik bir anlatıcı, hızlı bir kurgulamayla olayları düzenli bir şekilde sıralayarak Çehov’un “duvarda duran tüfek” anlayışına uygun olarak sistematik ve ince bir öykü düzeneğinde kaleme almaktadır. Nazmi Kutluer çağın öykü anlayışına uygun, günümüz öykü okurunu dikkate alarak metinler yazmaktadır.

İpi Bırakıyorum’un öne çıkan bir diğer özelliği, argo-dili doğal ve kendiliğindenlik içeren bir yalınlıkla metne yansıtmasıdır. Nazmi Kutluer, numara yapmayan, zeki bir anlatıcıdır.

İpi Bırakıyorum’un bir başka özelliği, hayattan aşağıya düşmüş öykü kişilerini saf ve insani halleriyle daha çok da aldatılmalarıyla öyküleştirmesidir. Nazmi Kutluer ne ise o olarak, huyuna suyuna tabiatına uygun, üstüne başına benzeyen sahici ve samimi öyküler anlatmaktadır.

İpi Bırakıyorum’un bir diğer özelliği de anlatıcının daha çok hayal kırıklığı içinde kalarak tüm ilişkilerden aldatılmayla geri dönmesi, içtenlikli bir aşk hayatı içinde ve arayışında olmasıdır. Öykülerin hâkim anlatıcısı Nazmi Kutluer, aradığı gerçek aşkı bulamamanın kırgınlığını yaşamakta, bunu da öykülerine doğallıkla yansıtarak insani bir portre sunmaktadır. Nazmi Kutluer, sahici bir aşkın hasretiyle yanıp kavrulmaktadır.

İpi Bırakıyorum, çok özellikli bir öykü toplamıdır ve Orhan Kemal sonrası “gerçekli” hikâyenin son temsilcisi durumundadır. Orhan Kemal, tüm doğallığıyla işçi-emekçi sınıfının hali pür melalini anlatmışsa, Kutluer de hayatın/toplumun daha aşağı kesimlerinin acıklı durumunu, kendisini de onlara dahil ederek, onlardan yana nabzı çarparak ideal bir öykücü profili çizmektedir. Bu profil, günümüz öykü ortamının suya sabuna dokunmayan, etliye sütlüye karışmayan hâllerini göz önünde bulundurduğumuzda ihtiyacımız olan profildir. Nazmi Kutluer, gerçek bir öykücü/anlatıcı profili çizmektedir.

İpi Bırakıyorum, küçük adamın sınırlı dünyasından, küçük şeylerden mutlu olan hâllerinden ve hayata tutunma çabalayışlarından bahsediyor oluşuyla öykü okuru üzerinde doğrudanlık içeren anlatımı eşliğinde estetik etkilerde bulunmakta, bu ise öykülerin değerini, Türk edebiyatındaki önemsel konumunu yükseltmekte, başarısına artı bir puan eklemektedir.

Özcümle Nazmi Kutluer, bu ilk öykü toplamıyla başarılı bir girişimde bulunmuş, Türk öykü atlasına etkili bir ilmek atmıştır.

Klaros farkıyla!