Ana Sayfa Duyurular Şebnem Pişkin’in en yeni romanı “O Buradaydı” okur karşısında!

Şebnem Pişkin’in en yeni romanı “O Buradaydı” okur karşısında!

73
0

O BURADAYDI

Şebnem Pişkin’in en yeni romanı “O Buradaydı”, casusluk gerilimi, yol romanı atmosferi ve manevi arayışı ustalıkla bir araya getiriyor.  Dünyayı dolaşan özgür bir gezginin aslında sıradan biri olmadığını keşfeden okura sürükleyici bir macera sunan “O Buradaydı”, okuru hem nefes kesen bir maceraya hem de derin bir içsel sorgulamaya götürüyor.

Rüzgar, motosikleti ve sırt çantasıyla istihbarat görevi için sınırları geçerken, ülkeden ülkeye yer değiştirirken bir yandan da hayatın anlamını arıyor. Gittiği her limanda, her sınır kapısında ve her dağ yolunda karşısına çıkan küçük işaretler onu hem gerçeğe hem de kendi iç dünyasına biraz daha yaklaştırıyor.

Macera, casusluk, maneviyat ve yol hikâyelerinin iç içe geçtiği roman “O Buradaydı”, hem aksiyon dolu bir dünyanın kapısını aralıyor hem de okura “Ben gerçekten nereye gidiyorum?” sorusunu yeniden sorduruyor.

“O Buradaydı”, arayışta olan, yollara düşen ve içindeki sesi duymak isteyen okurlar için yazıldı.

Gerçek olaylardan esinlenerek kurgulanan roman Kent Kitap etiketiyle yayımlandı.

Şebnem Pişkin Kitapları Hakkında 

Şebnem Pişkin’in edebi evreni, tekil hikâyelerden çok, birbirine açılan kapılardan oluşan bütünlüklü bir yol haritası sunar. Bu haritada yol; yalnızca bir mekân değişimi değil, insanın kendisine, hafızaya ve hakikate doğru ilerleyişinin sembolüdür. Zaman, Şebnem Pişkin’in hikayelerinde doğrusal değildir; geçmiş, şimdi ve gelecek iç içe geçer. Okur, her romanda başka bir eşikten geçerek aynı soruya yaklaşır: İnsan, yaratıcıyla ve kendisiyle olan bağını ne kadar tanır?

Yazarın anlatılarında tarih, tasavvuf ve metafizik; akademik bir mesafeden değil, yaşantının içinden konuşur. İsrafil’in Aynası’nda ruhun ezelde başlayan serüveni, Gece Taşı’nda evrenin hafızası, Celaleddin’de aşk ilmiyle aydınlanan gönüller; birbirini tamamlayan bir düşünce zincirinin halkalarıdır. Bu eserlerde bilgi, yalnızca aktarılmaz; sezdirilir, hatırlatılır, çağrılır.

Şebnem Pişkin’in romanlarında sanat, hakikatin bir tercüme alanı olarak konumlanır. Kayıp Mona Lisa: Leonardo’nun Gizemi’nde Leonardo da Vinci ve Mona Lisa tablosunu kurgusal bir anlatıyla ele alırken, eserin bir yaratıcıya sahip olması fikrinden hareketle insanın kendi yaratıcısını tanıma yolculuğuna gönderme yapar.

Şebnem Pişkin’in eserlerindeki yolculuk, daima içsel bir karşılığa sahiptir. Halikarnassos Masalı ile Bodrum’un saklı tarihine uzanırken Suzidil Gönül Yangını’nda müzik makamları üzerinden ruha temas eder, Kırık Ney’de Neyzen Tevfik’in kalıplara sığmayan taşkın kişiliğini, ney, neyzen, aşk üçgeninde kaleme alırken okuyucuyu zaman ve mekan kavramlarının hakikatte bulunmadığına, uzak mekanların yakın olmasına ve zamanın kişiye göre genişlemesinin mümkün olduğuna inandırır.

“O Buradaydı”, bu bütünlüklü anlatı evreninin çağdaş bir durağı olarak okuyucusuyla buluşuyor. Casusluk ve yol romanı formu içinde ilerleyen hikaye örgüsü, Pişkin’in yıllardır sorduğu soruyu bugünün diliyle yeniden kuruyor: Yolda olmak, yalnızca gitmek midir; yoksa hatırlamak mı?

Şebnem Pişkin yazdıkları ile okuru bir sonuca değil, bir farkındalığa davet ediyor. Bu metinler, cevap vermekten çok kapı aralıyor; çünkü bu edebi evrende asıl mesele varmak değil, yolda olmaktır…