DELİSİ ÖLEN ŞEHİR
yeni gelmiştim
son meczubunu da yitirmiş bu şehre
-neye yarar ki
delisi olmayan bir şehir-
beni karşılayan
ama kucaklamayan
hiçbir ayak izinin olmadığı
soğuk, karlı kaldırımlar
giyinmeye utanmış ağaçlar,
çocuklarını yitirmiş sokaklar,
ve mavisiz bir gök..
*
kimse bilmiyor hikâyemi henüz
bu şehirde
dilim tutulmuş zaten
kapılar,
sımsıkı kapalı kapılar
ne dilim açılır
ne de bu kapılar..
*
hiçbir perdenin gerisinden
bakmıyorsun sen
bu nedenle kapalı kapılar
çürümüş gözlerim
üstelik yorgunum
ve son meczubunu yitirmiş bu şehir..
*
kar yağmış izlerine
bulamıyorum bu yüzden
adını yitirmiş tüm kuşlar
ben de unuttum suyla konuşmayı
bir deli lazım bu şehre
hafızası yerine gelsin diye
*
şimdi nasıl bulacağım yitirdiğim yolları
oysa herkes döner
ait olduğu toprağa
-ölü ya da diri-
ve bekler tüm analar çocuklarını
toprağa verilmiş olsa bile
Mehmet Kabakçı












