Ana Sayfa Değinmeler Ali Celep’in “Kayıp İlanı” Yazısı İçin Teşekkür

Ali Celep’in “Kayıp İlanı” Yazısı İçin Teşekkür

119
0

Ali Celep’in “Kayıp İlanı” Yazısı İçin Teşekkür

Saygıdeğer Hocam,

Kaleminize emeğinize sağlık, bakış açınız benim için kıymete değer. Yazınızı okudum. Önemli saptamalarınız var. Bir kitabı okuyup kitabın/şairin artısıyla eksisiyle yazı yazmak kolay iş değil. Sadece benim kitabımla ilgili yazdıklarınızı değil diğer eleştiri yazılarınızı da dikkatle okuyorum.  Hangi kitap olursa olsun allayıp pullayıp aralara birkaç dize serpiştirerek pekâlâ bir yazı yazabiliriz. Mustafa Hocam ve siz böyle yapmıyorsunuz. Elbette şiir kitapları üzerine güzelleme yapanların emeğini küçümsemeyelim; ancak benim önemsediğim belirli kavramlar ve kaideler penceresinden bir metne bakarak eleştiri yazısı kaleme almak. Bu bağlamda eleştiri yazılarınızı toplayacağınız kitabınızı da dört gözle bekliyorum. Çünkü ülkemizde eleştiri alanında çok ciddi bir açık var. Bir ara Osman Özbahçe, Kökler dergisinde şiir eleştirileriyle yapıyordu bunu. Hatta İbrahim Tenekeci’nin şiirine kötü deyip kestirip atmıştı Özbahçe. 

Türkiye’de 25 yaşına gelmiş kişilerin 3-4 (şiir) kitabı oluyor. Bir derginin mutfağında olanlar, bir dergi yöneticisine yakın olanlar veya bir derginin vitrininde yer alan güzel kızlar kısa sürede kitap çıkarabiliyor. Bu kişiler kitap sonrasında röportajlar hakkında dergilere yazılan yazılar fotoğraflar ile parlatılıyor. Ben ise herhangi bir dergiye yakın olmayan (İstanbul’da yaşamıyorum neticede) hatta yazdığım şiir “sen bizim dergiye gönderme bizim kendi adamlarımız var” denilerek reddedilmiş birisiyim. Bu açıdan şiire başladığımdan beri az yazan, yazdığım şiirler üzerine çalışan birisiyim. Bir dergiye girmek için daha fazla efor harcamalıyım. Dolayısıyla şiir yazmak zaman istiyor ve yüksek lisans, doktora eğitimimle birlikte şiir çalıştım. Kayıp İlanı’ndaki şiirlerin arasında üniversite öğrencilik yıllarımda (1999-2003) yazdığım şiirler var. Yazınızdaki “Özdoğan kendi adına henüz en iyi şiir fikrinin nasıl elde edileceğine ilişkin bir sonuca varmış değil.” ifadesi kısmen kitaptaki şiir serüvenimin uzunca bir zamanı kapsamasından kaynaklanıyor. Yazıda alıntılamalar yaptığınız (Derkenar dergisinde yayımlanan) Akşama Doğru Harran’a Varmak şiiri 2004 yılına ait, Ocimum Basilicum 2022, Gemisi Olmayan Yolcu 2023 yılına ait. Aradaki zaman farkı şiirler arasında ses farkına neden olabiliyor ve Kayıp İlanı’na yönelik kusurlar “ilk kitap parantezine” dahil edilebiliyor. Esasında 2000-2010 yılları arası yazdığım şiirlerin bir kısmını bu kitaba dahil etmedim. Hani daha önce o şiirleri bir kitap olarak çıkarsaydım bu kitabım ikinci belki de üçüncü kitabım olurdu. Ülkemizdeki genel manzaraya baktığımızda siz ve Mustafa Nurullah Celep gibi kıymetli eleştirmenlerin azlığı nedeniyle Türkiye’de bir şair/şiir enflasyonu yaşanıyor.

İlhan Berk bir şair hiç olmazsa günde iki saat şiir düşünmeli derken şiirin çalışılması gereken bir uğraşı alanı olduğunu kastediyordu.  Ben şiiri hızlı yazmayan, yazdığım üzerine düşünen, sözlük okuyarak şiir çalışan birisiyim. Bir dergi ekibine yakın durmamayı kendi şiirim adına avantaja çevirmek istiyorum belki de. Falanca derginin filanca sayısına yetiştireceğim bir şiirim olmadığı için acele etmeden, şiiri aceleye getirmeden yazıyorum.  Bu durumun şiirimde zaman zaman kopukluklara yol açabileceğinin de farkındayım. Ama daha iyiye ulaşmak için şiirin bir demlenme sürecine ihtiyaç duyduğunun da bilincindeyim.

Tekrardan kitabıma kıymet verip yazdığınız için teşekkürler.

Hürmetlerimle.

M. Ali Özdoğan

Söz ve yazı konusu metinler için tıklayınız:

Ali Celep’in eleştiri kitapları için buyurun:

https://www.kitapyurdu.com/yazar/ali-celep/258805.html?srsltid=AfmBOopyultNv4VXj1JKe2846-rwx5o_8mcz4B_W9QJtUhULIUE6T7E2