İlk şiirim Kırağı şiir dergisinin 26.sayısında çıktı. 1997 yılında. Henüz lise bir öğrencisiyim. Doymaz bir merakla dergi takip ediyor, kitap okuyor, şiir yazıyorum. Ali ağabeyim Sombahar dergisini tutuşturuyor elime. Can babanın şiirlerini Ayhan Kurt’un Orhan Kahyaoğlu’nun şiir ve eleştiri yazılarını okuyorum. Osmaniye’de çıkan Kırağı şiir dergisinden edebiyat hocam Taha Çağlaroğlu’nun sayesinde haberdar oluyorum. Kırağı’da Cevat Akkanat’ın yazılarının takipçisi olduğumu, Tayyip Atmaca’yı, Cengiz Coşkun’u Durdu Şahin’i Vefa Taşdelen’i gönülden sevdiğimi, nasıl yaşadıklarını, nasıl yazdıklarını merak ettiğimi iyi anımsıyorum. Kırağı Anadolu’da lirik şiirin kalesi gibi duruyordu. Sıcaktı, samimi bir dergiydi Kırağı. Şimdi çıkan dergiler Kırağı’ya çok şey borçlu gibi gelir bana. O yıllar Anadolu lirik şiirinin temiz bir akıntısı görünümündeydi. Mektep dergilerden biriydi. Cehennem Bakışlı Bir Gece şiirinin patetik bir şiir olduğunu söylemek mümkün. Duygularıma fazla abandığımı görüyorum. Duygularımı çarpıcı imajlarla dile getirerek şiir yazacağımı sanmışım, bugünden bakıyorum da. Aşırı duygusal biri olmak şair olmaya yetmiyor tabii. Duygularına dışarıdan da bakabilmeli şair. Ancak yine de sıradan bir lise öğrencisinin yazdığı şiirden daha düzeyli bir lirizmi var. Hüzünlü, duygusal bir infilak şiiri.
CEHENNEM BAKIŞLI BİR GECE
*
Soylu bir şairin derin gözleriydi gece
Beynimde meşdut şimşekler çakıyordu
Arsız bir çocuk gibi bekliyordum sabahı
Yâr
Bakışlarında gizli bir kıyamet taşıyordu
Yüreğimdi o
Şerha şerha
Hüzün yağıyordu geceye
İnceden inceye
Ruhumun aristokrat dağları
İsyan caddelerindeydi gecenin
Yalnızlık
Düzgün aşkların ürpertisindeydi/her sabah
Melal denizinde akşamın gözleri
*
İçimin gökyüzüne yansıyan
Yoksul bakışlı kuşların
Serin öpüşleriydi yaşamak
Burada
Cehennem bakışlı bir gecedir aslında.
*
(Mustafa Celep, Kırağı Şiir Dergisi, 16 Nisan 1997-30 Mayıs 1997, sayı: 26)













