Ana Sayfa Hikâye Yazıları “Altın Kanlı Kral” Epik Anlatısı Üzerine Yorumlar

“Altın Kanlı Kral” Epik Anlatısı Üzerine Yorumlar

91
0
Yazı İçi

Mustafa Nurullah Celep

“ALTIN KANLI KRAL” EPİK ANLATISI ÜZERİNE YORUMLAR

1.

Haktan Üveys Yıldırım, genç ve yetenekli bir yazar. Çetin bir yaratım-üretim sürecinden geçmiş bu uzun hikâye. Çilesini, zihinsel-imgelemsel acısını yaşamış Yıldırım. Yazışmalarımızda anlattıklarına göre, nöbet sırasında bu uzun hikâyeyi hafızasında taşıyabilmek ve muhafaza etmek için sıkça tekrarlamış ve korumuş. Yoğun bir ıstırap… Bir fikir ve sanat çilesi. Kafa kemiklerini eritinceye kadar süregelen bir eser pişirme süreci… Tutkulu bir adanmışlık… Bu eserinin bedelini ödemiş yani Yıldırım. Acısını sancısını çekmiş. Ve ortaya mesel tadında hikmetin dilinden konuşan oldukça ibretlik bir destansı hikâye çıkmış. Öncelikle edebiyata/yazarlığa adanmış bu tutkulu yüreği tebrik ediyorum. Temiz ve akıcı Türkçesiyle başarılı bir destan çalışmasıdır Altın Kanlı Kral. Hikâyeye girmeyeceğim, hikâyenin bendeki yansımalarına değineceğim. Meraklı okur, bu ibretamiz uzun destanı kitap sayfalarında düşünerek okuyabilir. Meraklı okurun bu okuma deneyiminde eli boş dönmeyeceğine eminim. Değişime kendinden başla diyor Yıldırım. Bu gelimli-gidimli dünyanın hay huyu içinde değişmeyeni, ölümsüz olanı, ölmeyecek solmayacak olanı bulabilmen için değişimi ilk önce kendinden başlat diyor. Ve soruyor destanın sonunda: Bunca cerzebeli ve kargaşa dolu kaotik dünyada ‘fani’ karakterli insanlar olarak bu koşuşturmacanın manası nedir? Şairin de dediği gibi “Her şey eninde sonunda sessizdir.” Her şey 1 metre karelik toprak kazanmak için mi? Yüzbinlerce doların, altının, paranın, makam ve şöhretin sahipleri de 1 metre kareye eninde sonunda sığmadılar mı? Her şey eninde sonunda sessizdir. Her nefis ölümü tadacaktır. Ve son sözü, banka hesap bilgileri değil, ölüm söyleyecektir.

2.

Bu uzun hikâyeye teknik olarak baktığımızda eserin, dil ve anlatım olarak şiirsel, lirik, dramatik unsurların dozunda verilerek söyleyiş bakımından biçimlendirildiğine tanıklık ediyoruz. Ne aşırı duygulanımcı bir anlatım hâkim anlatıya ne de uzatılmış mesafeli nesnel bir anlatım söz konusu. Uzun hikâyenin atmosfer olarak geleneksel iklimlere ait klasik bir dünyasının olduğunu, bu anlamda da “klasik bir destan” özelliklerini taşıdığını söyleyebiliriz. Metropol kentlerden okuyucuya seslenen modern bir epik okumuyoruz sonuçta. Eskinin eskimeyen değerlerine ait ve bugünün dikkatli ve düşünmeye çağrılı okuyucuları için okuyup düşünmesi ve dersler çıkarılması için kaleme alınmış bir epik anlatıdır okuduğumuz. Ve Yıldırım’ın buradaki en temel kalem özelliği, bu hızlı postmodern yapay zekâ çağında ‘yeni insanın’ durup düşünmesi için güzel ve düşündürücü bir teklifte bulunmasıdır: Nereye bu gidiş?

3.

Uzun hikâyede anlatılan hepimizin günümüzdeki durumudur. Hırs ve açgözlülükle gözü dönmüş modern insana da söyleyecek sözü vardır Altın Kanlı Kral’ın. Anlatılan, birikim yaparak sonu hezimetle biten bir maceranın, bir dünya ve taht macerasının hikâyesidir. Vicdan azabının insanoğlunun iç evrenini kasıp kavurmasının kavurucu anlatımı olduğu üzere, intikamın, ihtirasın, merhametin de hikâyesidir anlatılan. İnsanın iç çelişkilerinin anlatımı aynı cihette. Tekasür suresinin bir izdüşümü gibidir: Hırsla birikim yapmanın, sonu felaketle biten serüvenidir.

Yazarımıza bir önerimiz mevcuttur:

Yıldırım, artık bundan sonra yazacağı hikâyelerde günümüz dünyasından, mesela çökmekte olan Türk aile sisteminden de -çözüm yollarını da önererek- daha canlı ve nabızlı olaylar ve durumlar aktarmalı diyorum. Bugünün dünyasından okura seslenen ve işaretler sunan hikâyeler de yazmalı Yıldırım. Bu anlamda Modern Öykü’nün de dil-içi ifade imkânlarını denemeli ve hikmetin dilini aktarırken bunu modernize ederek anlatmalı.

Bu yeni edebi tecrübenin üstesinden gelebilecek bir tutkulu arayış var Yıldırım’da, bir taze heyecan var. Dili de üslubu da buna müsaittir.

Böylece yeni kalem sahibi bir yazardan, dünyanın fani oluşunu biz parasal olana meftun hırs sahibi insanlara aktararak ve  düşündürücü işaretler de sunarak Türkiye’deki toplumsal hayata dair uyarıcı/ikaz edici modern anlatımlar içeren metinler okuyacak, eski ile yeniyi buluşturan, geleneksel olanla modern olanı meczeden daha nitelikli metinlerle karşılaşacağız.

Bu tutkulu kalem sahibini ne kadar tebrik etsek yeterli gelmeyecektir.

Kalemi daimi olsun.

Hürmet ederiz…

[17.11.2025, Haber Edebiyat]

Yazı İçi