Ana Sayfa Köşe Yazarları ‘Buyan’ Şiir Kitabı Üzerine Yorumlar

‘Buyan’ Şiir Kitabı Üzerine Yorumlar

88
0
Yazı İçi

MUSTAFA NURULLAH CELEP

‘BUYAN’ ŞİİR KİTABI ÜZERİNE YORUMLAR [1] 

1.

‘Buyan’ iki bölüme ayrılmış, birinci bölümü, estetik duyarlığa ve soyut güzellik anlayışına göre biçimlendirilmiş şiirler oluşturuyor. Bu bölümün en belirgin özelliği, “doğanın dinamosu” diyebileceğimiz aktif/etkin ve devingen imgelerin ağırlıklı yekûn teşkil etmesidir. Doğacıl imgelerin kimyevi imgelerle dinamik bir duyarlılıkta sunumu, şairin doğayı etkin bir izlenimcilikle kavradığını gösteriyor:

‘Optik sinirler bütün sinirleri yendi

Ve acı, hayat dolu kıvrımlarla yükseldi çatlaktan

Ve yara, kendinden türev dizeler kurdu ölümsüz

Ve sır oldu, ruha düşen ateşin ıstırabı suda

Buzdan sokakların akışında cümlelerimiz hükümsüz’

(Betiris, s.9)

Birinci bölümün ikinci özelliği, hüzün, ayrılık ve acı teminin mısraların derununda hissedilmesidir. Bu üç temin kâğıda aktarılması, estetik güzellik sanat ve edebiyat anlayışıyla yansıtılmaktadır. Acıyı, hüznü ve ayrılığı şair estetize ederek mısralara aktarmaktadır. Bu yazınsal tutum, Karadeniz’in ilk iki kitabından bugüne gelen bir biçimlendirme tarzıdır. Sinan Karadeniz Şiiri’nde estetizm, temel bir şiir yazış biçimidir.

2.

İkinci bölümde işler değişir: Bu bölümde gerçekçi siyasi şiir, Gazze duyarlılığı merkezinde yalınlık ve doğallıkla biçimlenir, dışlaşır. Özellikle ‘Gölge Cinayetleri’ şiirine dikkatinizi çekmek isteriz. Anlatımcı ögelerin karmaşıklığa prim vermeden imgeselliğe daha az yer vererek, gerçekliği apaçık bir biçimde göstererek şekillendiğine tanıklık ederiz. ‘Gölge Cinayetleri’, estetik duyarlığa ve biçimlendirmeye uğramadan ‘imgesiz de şiir yazılır’ın bizce başarılı örneğidir.

“Yarım kalmıyor hiçbir oyunumuz

Gün karışmıyor artık karanlığa

Uçurtmaya bakıyor denize karşı Ramez

Zafer işareti yapıyor aydınlığa”

(Gölge Cinayetleri, s. 59)

Bu ikinci bölümün öne çıkan en belirgin nitelikleri, mısraların yalın, anlatımın doğal, imgelerin ucu açık ve yoruma elverişli bir biçimde sunulmasıdır. Elbette gerçekliğe dair daha sade bir kavrayış söz konusudur.

3.

İşin gerçeği, Şair Sinan Karadeniz, bir ‘yol ayrımı’ndadır: Modern Türk şiirindeki iki ana damardan, ethos ve pathos damarından kendine özgü bir yol yürünüp yürünmeyeceğine dair bir karar evresindedir Karadeniz. Bir kavşak noktasındadır. Ya ikinci bölümü, siyasi uçları olan, estetik duyarlığı da dozunda ihmal etmeyerek özgün ve özge bir yol açacak kendine ya da kafasını kuma gömüp bizi, Türk okur yazarını estetik hedonizmin doruk noktalarına fırlatacak.

İşte tam da burada bizim önerimiz şu veçhede şekillenmektedir:

Gölge Cinayetleri’nin açtığı ve açacağı bir yoldur bu: Estetik duyarlığı ihmal etmeden gerçeklik kavrayışını da alabildiğine keskinleştirerek imgeci-gerçekçi şiirlerle, ihtiyacımız olan sanat ve edebiyat ve haddi zatında hayat ve siyaset anlayışının dopdolu özcülükle örneklerini sunması, bize şiiriyle dört başı mamur bir ‘dünya’ getirmesi, kendisinin yararına olacaktır.

Sinan Karadeniz’in polemiklerden uzak ve kendi şiir kumaşını örme çabasında olması hem şiirsel kişiliğine yönelik saygınlığını sağlıyor hem de şiirinin çok cepheli olacağına dair umutlarımızı artırıyor.

Durmak yok, edebi inşaata devam öyleyse.

[1] Sinan Karadeniz, Buyan, Hayal Yay., Mayıs 2024, İst.

 

Yazı İçi