CEVAT AKKANAT’TAN EZBERLERİ DİNAMİTLEYEN BİR KİTAP: YALVAÇ NEREDE YAHUT İSMET ÖZEL NİÇİN YANNİS RİTSOS OLAMAZ?
Birkaç yıldır şiir, deneme, eleştiri türlerinde ardı ardına yayımladığı kitaplarla dinamik bir entelektüel sürece imza atan Cevat Akkanat, son kitabı ile ilginç göndermelerde bulunuyor. Yalvaç Nerede Yahut İsmet Özel Niçin Yannis Ritsos Olamaz? gibi uzun bir başlığa sahip olan kitap, yazarın bir dizi eleştirel denemesinden oluşuyor.
Akkanat, eğer doğru takip ediyorsak, yaşadığı çağın statükolarına, kanonik oluşumlarına eyvallah etmeyen bir kalem. Şahsi duruşuna mahsus bu duruş, onun dil ve üslubunda da kendisini net bir şekilde gösteriyor. O, bir şekilde muktedir veya otorite olmuş yahut onların güdümüne girmiş her bir bileşene belli bir mesafeden bakıyor. Bu bakış, eğer bakılan oluşum insana, tabiata ve eşyaya zalimane bir niteliğe bürünmüşse, eleştirel keskinlik taşıyor ve yok sayıcı oluyor. Zulme meyyal olan o aparatın eylemlerini tenkit okları ile püskürtmeye başlıyor. Bu anlamda, Yalvaç Nerede Yahut İsmet Özel Niçin Yannis Ritsos Olamaz? oldukça zengin veriye sahip.
Tematik olarak birbirini destekleyen veya tamamlayan 20 metinden oluşuyor Akkanat’ın kitabı. Başlıkları saymayalım fakat el aldığı yahut hedefe koyduğu, yapıtlarına göndermeler yaptığı yazarlardan bir kaçını sıralayalım: Thomas Bernhard, Dubravka Uğresic, Sarah Bernstein, Michel Rio, Cousin de Grainville, Hienrich Heine, Hugh MacDiarmid, Endre Ady, Pierre Brizon, Abdülmelik Fırat, Can Yücel, Aziz Nesin, Mustafa Kaylı, Yannis Ritsos, İsmet Özel…
Elinize aldığınızda güncelden genele, yerelden evrensele birbirinden ilginç konuları içeren, ezber bozan sürprizlere kapı aralayan bir kitapla karşılaşacaksınız. Yalvaç Nerede Yahut İsmet Özel Niçin Yannis Ritsos Olamaz? şirazesini kaybetmiş, dinamizmini yitirmiş, ölü taklidi yapan Türkiye sosyo-kültürel ortamına bir dinamit gibi düşüyor adeta!
Sizi kitabın arka kapağına çıkarılan metinle baş başa bırakalım:
Bilenler bilir, yaptığım işler arasında editörlük de vardır. Bu ilgim gereği, yazılacak çizilecek konuların ve bunların üstesinden gelebilecek yazarların peşinde koşuşturup dururum. Gerek konu tespiti gerekse yazar takibi, hayli hassasiyetler gerektirir. Malum, zorlu bir uğraştır bu. Gelgelelim, işin zorluk derecesi günden güne daha da artmaktadır. İsterseniz son bir ay içinde yazılması için belirlediğim konuları ve bunları yazmaları için teklif götürdüğüm yazarlardan aldığım yanıtları şuraya sıralayayım:
“Muhafazakâr Otorite Ulusalcı Söylem” temalı bir yazı çıkar mı kaleminden?
“Siyasette Travma Dilde Sapma” konulu bir metin yazabilir misin?
“Mehmet Âkif’in Şiirlerinde Siyasal İktidar Sorunu” temalı bir yazı yazabilir misiniz?
“Sinemada Otoriteye İtiraz” çerçeveli bir yazı yazabilir misin?
“Nazım Hikmet’in Taranta Babu’ya Mektuplar’ında Otorite Eleştirisi” konulu bir yazı yazman mümkün mü?
“Sezai Karakoç şiirinde otoriteye itiraz var mı? Hangi otoriteye? Bir makale çıkar mı? Onun metinlerinden hareketle bugüne dair bir şey söylenebilir mi?”
Şimdi de yazarlarımızdan aldığım yanıtların bir kısmını sunayım:
“Mevzu sıkıntılı. Yanlış anlamalara müsait.”
“Yok dostum, havamda değilim. Konu da bana uygun değil zaten.”
“Beni mazur görün, konu çok cazip ve yazılması elzem ama benim asabımın kaldırmayacağı kadar zor bir dönem yaşıyoruz. Böyle bir yazıyı başlasam bile bitiremem. “
“- Vaktim yok maalesef.”
(Yalvaç Nerede Yahut İsmet Özel Niçin Yannis Ritsos Olamaz?, Cevat Akkanat, KDY, İst., 2025, 136 s.)
Bütün eserleri için tıklayınız:
https://www.kitapyurdu.com/index.php?route=product/manufacturer_products&manufacturer_id=4000












