Ana Sayfa Duyurular TAŞRADA DERGİ HAZIRLIKLARI!

TAŞRADA DERGİ HAZIRLIKLARI!

81
0

TAŞRADA DERGİ HAZIRLIKLARI!

Böyle ortamlara ihtiyaç duyuyoruz!

Sakarya’nın Pamukova ilçesine bağlı Karapınar mevkiinde Kertenkele ekibi toplandı. İşte o toplantıdan notlar:

Pamukova, İbrahim Tenekeci’nin deyişiyle şirin bir ilçe. Tarımsal ürünlerin zenginliği ve kalitesi, halkının çalışkanlığı ve iyi niyeti, manevi değerlere olan hassasiyeti anlamında muhafazakâr, gelişmekte olan bir taşra görünümünde, herkesin beğenisini kazanmış küçük bir ilçe. Evliya Çelebi’nin cennet’ten bir köşe dediği bir yer burası. Karapınar mevkiine gelince, doğrusu burası baba yadigârı dediğim, etrafı duvar ve çitlerle çevrilmiş, Celep kardeşlerin yaşadığı mütevazı, doğallığından bir şey kaybetmemiş bir çiftlik olma özelliği yanında tam bir botanik bahçesi.

Gürültüden ve kargaşadan uzak

Bu eve, modern hayatın kaosundan ve karmaşasından uzak, aklınıza gelen bütün meyve ve sebzelerin olduğu, büyük hafız-ı kelam, rahmetli babamız Ahmet Celep Hoca Efendinin bize emanet ettiği sakin ve fırtınasız bir liman diyebilirim. İstanbul-Adapazarı-Mekece-Eskişehir-Ankara hattı üzerinde yol kenarında inşa edilmiş bu tek katlı ve balkonlu evin en belirgin öne çıkan özelliği; yaşamın, yaşamın canlılığı içinde şiirin ve kedilerin konuşulduğu bir ev olması. Yani evin gündemini şiir ve kediler işgal eder. Şiir mevzuunda dedikodu ve incir çekirdeğini doldurmayan yavan düşünce kırıntıları değil de daha çok esasa ilişkin, Necip Fazıl’ın deyişiyle çilesi çekilmiş ciddi fikirler ifade imkânı bulur bu konuşmalarda.

Muammer Yavaş oradaydı

İşte bu ciddiyetten hareketle Temmuz’un ilk haftası bir buluşma gerçekleşti.  Dergiciliğimizin meseleli, derdi olan dergilerinden -Ordu-Ünye merkezli- Kertenkele Edebiyat ve Düşünce dergisi GYY’si Muammer Yavaş ve Ali Celep önce İstanbul’a Asım Gültekin’in yanına uğradıktan sonra yukarıda betimlemeye çalıştığım bu güzide ve seçkin mekânda bütün dergilerin enine-boyuna konuşulduğu hepimizin özlediğini düşündüğüm bir sohbet gerçekleştirdiler.

Mevzu neydi?

Konu daha çok edebiyat dergileri üzerineydi. Dergilerin aralarındaki mesafenin gittikçe açıldığı, bu durumun edebiyat ortamını cansızlaştırdığı, aynı zamanda birbiriyle kavgalı dergilerin daha çok olumsuz yönlerini öne çıkarmaya çalışmaları, nedensiz kısır iktidar polemiğine girmeleri, dergilerin kendi içlerine kapanmaları, birbirlerinin emeğini ısrarlı görmezden gelmeleri, kardeşlik hukukunu gözetmeyen bir tutum içinde olmaları, anlamsız  düşmanca tavırlar içinde olmaları, dergilerin birçoğunda görülen tavır noksanlığı noktasında sıkıntı yaşamaları, kuşatıcı bir üslup içinde olmamaları, bir derginin diğerine karşı kör ve acımasız olması, dergiciliğin geleceği, şiir klikleri, çeteleşmeler, birbirini çekememezlikler, ahlaki tavır noksanlığı, ayrılıklar, parçalanmalar, dergilerin satış rakamlarının az olmasının nedenleri vb. mevzular konuşuldu tartışıldı.

Sağlam ve eleştirel ahlaki bilinç gereksinimi

Aslında her derginin kendince bir misyon yüklenmeye çalıştığı düşüncesi, konuşmaların genel fikriydi. Dolayısıyla dergilerin bu misyonu ifa etme sürecinde kimi kez yanlış bir tutum içerisinde olabileceği, fakat bu tür durumlarda sağlam ve yapıcı ve eleştirel ahlaki bilinç gözetilerek daha canlı bir edebiyat ortamı oluşturmanın imkânlarının araştırılması gerektiği kanaati genel sonuç cümleleri oldu.

Açıkçası gerçekleşen bu tür birlikteliklerin ulus genelinde farklı platformlarda gerçekleşmesi Türk şiirine ve dergiciliğine yeni açılımlar sağlayabilir. Böylece verimsiz polemiklerin kısır döngüsünden de kurtulmanın yolu açılmış olur.

Mustafa Celep, büyük buluşmalara özlemle yazdı…

mustafacelep79@gmail.com

[Dünya Bizim, 2010]

[haberedebiyat.com, 2025]