Ana Sayfa Kitap Köşesi Kitap Köşesi | Simyacı | Nalan Ataklı

Kitap Köşesi | Simyacı | Nalan Ataklı

91
0
Yazı İçi

Kitap Köşesi | Simyacı | Nalan Ataklı

Yazar: Paulo Coelho

Kitap: Simyacı

Sayfa: 166

Çeviri: Özdemir İnce

Sevgili Okur;

Simyacı…

Tam otuz yıl öncesinde tanıştığım bu kitabı otuz yılın sonunda okumanın bende bırakacağı hissiyatın merakıyla yeniden başladım. İlk okuduğumda o denli tesir etmesine rağmen satırların bende uçup gittiğini sadece tadı damağında kalan leziz bir yemeğin duygusu olduğunu fark ettim. Neden diye soracak olursanız aslında bu hepimizin bildiği bir yanıt. Hayatın koşuşturmacası içerisinde onun gerçekliğine o kadar adapte oluyoruz ki sanki hep burada kalacakmış ve uçup gitmeyecekmişiz algısı ile manaların idrakine ayrılmayan bir zamanın peşinde savruluyoruz.

Brezilyalı yazarın kaleminden eser baştan sona tasavvuf felsefesi ile yazılmıştır. Nasıl bir bağlantısı olabilirdi bu denli bu kültürle diye araştırdığımda yazarın 1970’li yıllarda İstanbul’a geldiğini ve Sufilerle tanışması neticesinde Mevlâna’nın “Mesnevi”sinden esinlendiği bir hikâye üzerine Simyacı’yı kaleme aldığını okudum. “Hippi” isimli otobiyografik romanında kendisinin dönüşümüne sebep olan bu gezi notlarına yer vermiş. Okuyacağım kitaplar arasında şimdiden rezervasyonunu yaptırmış durumda.

Yazarın Kişisel Menkıbesi olarak adlandırdığı bu içsel yolculukta Santiago isimli delikanlının İspanya’da gördüğü bir düş üzerine, kendisine bildirilen hazineyi bulmak için Mısır Piramitlerine yola düşmesi ve birbiri ardınca yaşamış olduğu hadiseleri öğretiye çevirebilme, yüreğinin sesine kulak verip, sezgilerinin öneminin ehemmiyetini okuyorsunuz. Bir Simyanın, fiziksel manada kurşunu altına dönüştürebilme yetisinden ziyade insanın deneyimleriyle kabuklarından sıyrılıp hakikatine erebilmenin felsefesi olduğu öğreniyorsunuz.

Kitaptan birkaç not bırakarak sizlere keyifli okumalar diliyorum.

“Bilgeler, doğal dünyanın Cennet’in bir görüntüsünden ve bir suretinden başka bir şey olmadığını anladılar. Tek gerçek şudur ki, var olan bu dünya, bundan daha mükemmel bir dünyanın var olduğunun güvencesidir. Allah bu dünyayı, insanlar, görülen nesneler aracılığıyla manevi öğretileri ile bilgisinin mucizelerini anlayabilirler diye yarattı. ”

“Hazinemi ararken, yolunun üzerinde öylesine şeyler keşfettim ki, bir çoban için olanaksız şeylere girişmek cesaretim olmasaydı bunlara rahatlamayı kesinlikle hayal bile edemezdim.”

“-Yüreğim acı çekmekten korkuyor, dedi bir gece Simyacı’ya.

-Yüreğine, acı korkusunun, acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle…”

“En karanlık an, şafak sökmeden önceki andır.”

Kitaplarla kalınız.

Sevgilerimle…

Yazı İçi