MUSTAFA NURULLAH CELEP ŞİİRİ
(Bir Çağdaş Köroğlu Konuşması)
2.İlk Şiirlerin Heyeti Umumiyesi
a.
Mustafa Nurullah Celep ilk şiirlerinde mutsuz olsa da umutlu bir şair portresi verir. Umutlu olsa da geleceğe matuf derli toplu bir çıkış düzeni getirmez. Bunun en önemli nedeni şairin kendi içinde giderek büyüyen yalnızlıkla modern dünyanın baskıladığı kalabalıklar arasında kurduğu devasa kontrasttır. Onun şiiri bu zıtlaşmanın doğurduğu gerginlikte boy vermiştir. Şair ilk şiirinden son şiirine bu çatışma ortamından okura ‘haberler’ taşımıştır. Onun şiirinin önümüze getirdiği dünyadan aldığımız ‘haberler’ ise akla yatkın tariflerden uzak duruyor. Öte yandan şiirinin çarpıcılığı da tarife dışı konuşmasıyla ilgilidir. Benlik dikkatiyle gerçekler arasında gelişen çatışmalı ilişkiler, insan olmanın ikili ve çelişkili doğasını tanıtan anlamlı görüntülerle yüklüdür. İlk şiirlerde benlik araştırması dokunaklı etkiler uyandırırken, benzetmeler, sıfatlı konuşmalar, gerçeküstü tamlamalar ‘bilinç öncesi’ yapıyı tanıtan bir görev üstlenmiş gibidir.
Bilinç öncesi yapıyı tanıtan bir örnek olsun diye, Mustafa Nurullah Celep’in henüz 18 yaşındayken yazdığı ‘Cehennem Bakışlı Bir Gece’ adlı şiirinde kısaca duralım. Şiir belli ki onun ilk dönemlerinde yaşadığı karmaşık ruh hallerinden esintiler taşıyor. Metin şiir olsun diye sözcüklere olağanüstü yüklemeler yapmış şair. İşe koştuğu sözcüklerin ise şairin halini açıklamaya güç yetiremediği açık görünüyor. Şiirin yarattığı hava az önce değindiğim çatışma örneklerinden yoğun izler taşıyor. Bir nevi iç dünya ile dış dünya, hayal ile gerçek, ruh ile beden, aşkın ile düşkün birbirini kilitleyen iki güreşçi gibi birbiriyle kapıştırılmıştır. Zayıf bir şiir olmasına karşın yaşadığı dünya ile içinde yaşadığı dünya arasında cereyan eden duygusal çekişmelerin işaretlerini taşıması yönüyle dikkate değer olmalıdır.
Cehennem Bakışlı Gece adlı şiir modern lirizmin en abartılı örneklerinden biridir. Şiirin kapısını ilk kez tıklatan genç şair, içeriye yoğun bir yalnızlık duygusuyla giriyor. Bu duygunun tefsirini türlü tekniklerle vermeye çalışıyor. Yaşadığı hali tanıtmak üzere türlü sıfatlara tutunmaya çalışıyor. Şiirin adından başlamak üzere kişileştirmeden benzetmeye, anıştırmadan abartmaya, ikili ters tekrardan yakıştırmaya, sürrealist tasarımdan, romanesk tanımlara ve nihayet eşitlemeye kadar birçok yola başvuruyor. Belli ki lirik şiirin ihtiyacı olan olağanüstü atmosferi temin etmek üzere tamamen kendi iç dünyasına odaklanmış abartılı bir ben tasavvuru inşa etmeye niyetli görünüyor. Şiirde geçen şu ibareler sadece gerçek yaşamla zıtlaşmanın tarihsel arka planına ulaşmak için değil fakat şairin karmaşık ruh düzenini serimleyen veriler olarak değerlendirilebilir. Karmaşık ve düzensiz yapıyı birlikte görelim:
Şiirine ‘cehennem bakışlı bir gece’ başlığını kondurmuş şair. Böylece geceye korkunç bir anlam yüklemesi yapmış. Gecenin cehennem bakışlı oluşu, şairin yaşadığı tecrübenin kodlarını vermesi yanıyla önemlidir. Fakat başlıktan hemen sonra gelen ilk dize, cehennem bakışlı gece ile şairin bakışlarına eşitleme getiriyor. (‘Soylu bir şairin derin gözleriydi gece’)
Sonra gelen ikinci dizeden anlaşılıyor ki şair iç dünyasında cehennemi andıran bir durum-süreç yaşamaktadır. Üçüncü dizede ise şair kendini bu kez arsız bir çocuğa benzetir. (‘arsız bir çocuk gibi bekliyordum sabahı’) Çocuğa arsız sıfatını yakıştırması ilk bakışta manasız gibi görünüyor fakat sonra gelen tek sözcüklü dördüncü dize, bu çocuğun sabahı neden beklediğini haber veriyor. (‘yâr) Öyle anlaşılıyor ki yârdan yoksun geçen bir gecenin cehenneminden, yâra kavuşma arzusunu yansıtan sabaha varış ve utanma duygusunu baskılayan yalnızlıkla birlikte yaşadığı yoksulluk gerçeği, şiirin yazılma gerekçesi gibi görünüyor. Sonra gelen birkaç dizeyle birlikte bu kısa şiirin, ergenlikle gelişen karmaşık ve anlatılması zor duygu-durumların içsel dökümünü yansıttığı söylenebilir. (‘bakışlarında gizli bir kıyamet taşıyordu’) (‘yalnızlık / düzgün aşkların ürpertisindeydi / her sabah’ (‘içimin gökyüzüne yansıyan /yoksul bakışlı kuşların / serin öpüşleriydi yaşamak / burada cehennem bakışlı bir geceydi aslında’)
Yazının ilk bölümü için tıklayınız:
https://haberedebiyat.com/mustafa-nurullah-celep-siiri-ali-celep-yazdi/












