Yayınevi Yalanı: Yazarlar Çantada Keklik
Bu sektörün o şatafatlı ama çürük yüzünü tanımam henüz 19 yaşındayken oldu. Kendi yazdığım ilk şiir kitabım olan “Masivâ Yolculuğu”nu, aracıları aradan çıkarıp doğrudan yayıncılık yöntemiyle piyasaya sürdüğümde, sosyal medya üzerinden bir sürü sözde yayınevinden teklifler yağmaya başlamıştı. Aslında her şey barizdi; dertleri Tunahan Haksever’in kalemi veya edebi potansiyeli değil, doğrudan cebimdeki paraydı.
Sadece müzik değil, edebiyat sektörü de korkunç bir ikiyüzlülükle dönüyor. “Sana PR yapacağız, seni parlatacağız” yalanlarıyla binlerce genci kandırıp sömürüyorlar. Tüccar yayınevleri, gerçek yazarların önünü bir duvar gibi kapatırken; o “köklü” dedikleri markalar bile artık sadece popüler platformlarda tık almış, edebi derinliği olmayan içi boş metinleri basmanın peşinde. Üstelik bu sömürü çarkına artık yapay zeka sahtekarlığını da eklediler.
Çok uzağa gitmeye gerek yok; daha yakın zamanda dahil olduğum bir dergi projesinde, ortada hiçbir teknik altyapı veya vizyon yokken yalandan ‘şirketçilik’ oynayıp insanlara mülakat çeken, başkasının emeğinin üzerine konmaya çalışan vizyonsuzları da bizzat gördüm.
Bu yüzden o satılık edebiyat dünyasına, kibirli elitlere ve ana akım medyaya açıkça sesleniyorum: Biz sizin o bakkal hesabı PR oyunlarınıza muhtaç değiliz. Tunahan Haksever olarak, kimsenin kapısında yatmadan, kendi dijital altyapımla üretmeye devam ediyorum ve daha yolun çok başındayız.
Yüzüme kapanan o sahte kapılara ve hayatımın kırılma anlarına ithafen, “Ekinoksu Beklemek” kitabımda yer alan şu dizeleri buraya bırakıyorum:
Dönüm Noktası
Sana betimlemeler yetmez, anlatmak da istemem
Adını haykırırsam cehennemdeyim, bunu da istemem
Aklım ve gönlümde realistik bir tablo çizilsin
Hayallerde yaşasam inan ki ayakta duramam
Bana her zaman aşkı anlat diyorlar
Fakat yazamam
Bütün aşkları birleştirsem, olurdu bir tezli roman
Belki çok aptalcaydı
Bir zamanlar sana teslim olmam
Yakınından uzaklara dalmıştım, yoktu kimse oralarda
Belki de adım adım yaklaştırıyordu beni şeytan tuzaklarına
Bu yüzden kargaşalar sardı her yanımızı
Ve geldi ifadelerle bozdu kanımızı
En yakın saatte vapura bindim ve gittim uzaklara
Düşünüyordun beni haklısın
Gitmem gerekliydi, kaç senedir inzivaya çekildim
Koşmuyorum ama pes etmedim
Bitmek bilmeyen yollara
Her akşam evin yolunu tuttuk birlikte
Kısa sürdü ama küslükler girdi araya
Hayatımın dönüm noktasıydı, unutamam ki asla
Tunahan Haksever

















