Ana Sayfa Düşünce Yazıları Eğitimsiz ve İlgisiz Ebeveynler | Muhammet Ustaoğlu

Eğitimsiz ve İlgisiz Ebeveynler | Muhammet Ustaoğlu

5
0
Yazı İçi

Muhammet Ustaoğlu

Eğitimsiz ve İlgisiz Ebeveynler

İnsanlar gerçek yaşam amaçlarından çok uzak oldukları için nefsine köle olmuş ruh, bedenden uzaklaşıp özgür kalmaya kaynağını aramaya yöneltir kendini ama nefis buna izin vermez. Bir çocuk atalarından sadece sen Müslümansın öyle yaşarsan cennete gidersin diye telkin alır devamlı ama nasıl yaşandığını, nasıl davranılacağını çocuğun kendisinin öğrenmesini bekler çünkü kendileri de atalarından duymuştur ve isteyerek veya istemeyerek buna uymak zorunda kalıyor çocuklar da. Çocuklar daha bebekken belleği her şeyi kaydeder. İyiyi de alır kötüyü de. Önemli olan ona iyiyi öğreterek canlıları ve doğayı seven bir birey haline getirebilmek zor mudur?

Çocuklar ailesi tarafından yeterince ilgiye susamış olduklarından sevgiyi daima çevresinden arar. Bu, tanımadığı kendinden büyük kişiler olabildiği gibi ailesi tarafından manevi yönü geliştirilememiş, şımarık, her istediği olsun modundaki ergenler tarafından da kandırılma potansiyelleri vardır. Böyle olunca da daha çok problem yaşanır. Nefsimiz daime eğlence, zevk peşinde koştuğu için ciddi konular (İş, Okul, Okuma, Ders Çalışma gibi…) olunca uzaklaşmanın yollarını ararız genelde. Onun için batı toplumunun nefsimize hoş gelen yanları gençlere şaşaalı gelmeye başlar. Bu yüzden de Türk kültürüne tamamen karşıt kuramlar kabul görmeye başlandı.

Gençlere tek amaçlarının Batı kuramlarını ezberlemek, robot gibi sisteme uymak, şehvet peşinde koşmak, şan şöhret için insanları kullanmak, daha çok para kazanmak için defolu ürünü güzel sözlerle pazarlamaya çalışma telkinleri veriliyor ve bun da uyanıklık denir oldu artık. Allah (c.c.) için sevgi olacak tabi ki ama sadece nefs için eğlenceyi, anlık fiziki sevgiyi evlenince bile tekrarlama yoluna gitmek, mahkemelerde aldatmadan dolayı boşanma davalarının çokluğuna bakıldığında dinsiz dediğimiz batı toplumundan bile ne kadar yozlaşmış, ahlaksız bir toplum olmaya başladığımız gerçeğini kimse gizlemiyor maalesef. Yatarken bile gecelik giydiğimiz bu zamanda kamu içinde iç çamaşırlarıyla dolaşmayı çağdaşlık sanan bir zihniyet nereye kadar ayakta durabilir ki?

Dizilerden filmlerden izlediğimiz Batı kültürünü Müslüman bir ülkeye dayatma çabaları mesela on sekiz yaşına bastığında bir çocuğa senin daha sevgilin yok mu, bir kızla/erkekle daha öpüşmedin mi? Gibi sorular karşısında gençlik çağına yeni adım atmış çocuğun hissettiği mahcubiyet duygusunu saflık ve cahillik olarak benimsemek ne kadar da tehlikeli bir öğrenilmiş çaresizliktir. Günümüzde masum çocukların daha on yaşına gelmeden sevgili yapma derdine düşmeleri hangi ırkın kültüründe var? Doğduğundan itibaren daha bir yaşına girmiş Müslüman doğan bebeklerin gördüklerini yaşam felsefesi sandığı için de bir namaz kılmayla, cuma günleri camiye gitmeyle Müslüman olunduğunu sanıp, kendisinin normal olarak gördüğü aslında dininde haram kılınan şeylerin yapılabildiğini, anneye veya arkadaşının annesine sövmeyi normal gösteren eğitimsiz ebeveynlerden öğrenen çocuklar ne yapsın?

[07.10.2026, haberedebiyat.com]

Yazı İçi