Çiğdem Çandar
Her Şeyi Hatırlayan Şair
Her şeyi hatırlıyorum
İlk günahı; ilk sevabı
Hataları, yanılgıları, doğruları
Habil’in Kabil’i öldürüşünü
Vicdan azabını ve vahşeti
Mucizeleri hatırlıyorum
Hani Meryem gebeydi İsa’ya
Ve denizi ikiye yarmıştı Musa
Ve boğulmuştu Firavun
Belkıs’ı da unutamıyorum
Thoreou’yu da
Walden ‘ı ve gezdiği ormanları
Nietzsche’nin sancılarını
Ve ölümünü Virginia Woolf’un
Sabahattin Ali’nin sıla hasretini
Ve Nazım Hikmet ‘i
Zarifoğlu ve Yedi Güzel Adam’ı
Yazılmamış satırları
Duyulmamış sesleri
Bir savaşta kimsesiz kalmış çocuğun sinişini
Korkusunu ve cesaretini
Tırnaklarına gizlenmiş umudu
Hiroşima’da yanan derileri
Duymadığım kokuyu
Gaz odalarını
Gelen baharları ve gidenleri
Çöllerdeki vahaları
Kanatları kırılmış kuşları
Zincirleri, prangaları
Evrimleri ve devrimleri
Sevinç nidaları hâlâ kulağımda
Ve o esnada hezimetin hüznü ruhumda
İlk çikolata tadışını Afrikalı bir çocuğun
Ebabilleri
Meşrulaştırılmasını yalanların
Bildirgeleri
Darbeleri ve darbe efsanelerini
Yıkılışını da hayatların
Sabahı ve doğuşunu güneşin
Kimse unutturamaz bana
Bir annenin gözündeki ışığı
Evladını emzirirken
Sanayi Devrimi’ni
Kahramanlık ve ölüm kokan savaşları
Arka mahalleleri hele hiç denemeyin
Yanmayan sobaları
Bitli, bitik yaşamları
“Keşke”ve “rağmen”leri
Kömür kokusunu
Ömür dokusunu
Yaşamak yokuşunu
Yalanın kalbime dokunuşunu
Oku kalbime ve inancıma sokuşunu
Zümrüdüanka’nın okunuşunu
Asla unutamıyorum
Unuttum zannediyorum
Lakin bir gece ansızın
Her şeyi hatırlıyorum
Çünkü sanırım hâlâ insanım
Kalbim atıyor ve kanla dolu damarlarım
Tanımını yapamasam da var hâlâ vicdanım
Aynada bir yansıma
Dünyada alev alev yanan söndürülemez bir yangınım
Ve kalemimdir dinamitimden uzanan kıvılcımım…













