Kitap Yorumu | Yaprak Fırtınası | Aylin Özgür
Kitap Adı: Yaprak Fırtınası
Yazar: Gabriel García Márquez
Çeviri: İnci Kut
Kitap Türü: Uzun Öykü, Novella
Kolombiya’da, 1915 yılında kuru bir yaprak fırtınası kimini savurdu, kimini tabuta koydu, kimini ise öldüğüne herkesi inandırmaya çalıştı.
Bu hafta Yaprak Fırtınası adlı kitaba konuk oldum.
Yazarın daha önce hiçbir kitabını okumamıştım. Başka bir kitabını tavsiye etmişlerdi. Ben de yazarın ilk eserini merak edip araştırınca karşıma Yaprak Fırtınası çıktı.
Yazar, romanında Kolombiya’daki muz sömürüsünün gölgesinde yaşayan insanları anlatıyor.
Kurgusunu sevdim. Ancak anlatıcının sık sık değişmesi ve olayların farklı bakış açılarından anlatılması, yaşananların sanki tek bir olay değil de bir ömür boyunca sürmüş olduğu hissini bırakıyor. Aynı olayın farklı insanların gözünden anlatılması, hikâyeyi zaman zaman daha karmaşık bir hale getiriyor.
Bazı satırları anlamak için tekrar okumam gerekti. Ama sanırım bu biraz da Márquez’in kalemiyle ilgili. Çünkü burada yalnızca olayları değil, insanların yaşadıklarının içlerinde bıraktığı duyguları ve geçmişi de okuyoruz.
İnsanların umutsuz anlarında sarılacak bir umut bulmaları ise kitapta sevdiğim şeylerden biri oldu.
Kitabı işe gidip gelirken metroda okudum. Ve bir noktada şu düşünce aklımdan geçti:
O zamanlar sömürü varmış ya… Günümüzde?
Hâlâ var.
Belki biçimi değişti, belki adı değişti, belki daha modern bir hale geldi ama bir şekilde hâlâ var.
Alıntılarım:
– “Şeytanı gömmek için güzel bir gün.”
– “Sen de böyle olacaksın, sineklerle dolu bir tabutun içinde olacaksın.”
– “Dünyada hiç kimsesi olmayan bir insan ve anlaşılmaya ihtiyacı var.”
– “Bizler ruhumuzu kurtarmaya çalışıyoruz. Aramızdaki fark bu.”
– “Her şeyden çok bunun için acınmaya layık.”
– “Bu dünyada hiçbir şey bir insan enkazı kadar korkunç olamaz.”
– “Her şey bir kehanetin kendiliğinden ve zincirleme bir şekilde gerçekleşmesine boyun eğer gibi görünüyordu.”
Yazarın kalemini tanımak istiyorsanız, Yaprak Fırtınası okunması gereken ilk kitaplardan biri.
Bu da benden olsun:
Herkes yaşadığını anlatır ama ya yaşayamadıkları ne olacak?
Aylin Özgür












