Ana Sayfa Duyurular Güne Dair Kısa Kısa Notlar: 3

Güne Dair Kısa Kısa Notlar: 3

45
0

Mustafa Nurullah Celep

Güne Dair Kısa Kısa Notlar: 3

Yana yakıla ilerleyen hayatım bir türlü bir düzene kavuşmadı. Tevazudan dolayı editörlük deneyimimin tarihini 6 yıl olarak belirledim. Aslında kitap editörlüğüne başlangıç tarihim, 2015’in Eylül’ü, (Okur Kitaplığı, Mat Kitap) hatta hatta amatörlük olarak görülecekse eğer, 2012 Haziranı’nı (Değirmen Dergisi ve Yayınları) belirleyici tarih olarak görebiliriz. 2012-2024… Yani toplam 12 yıl, bilfiil olmasa bile, kitap-yayın işleriyle ilgileniyorum. Yaşadıklarımı, tanıklıklarımı bir ‘günlük’ biçiminde ele alsaydım neler yazılırdı neler… Tecrübe, insan hayatına açılımlar getirme noktasında öğretici olmalı. Ancak bendeniz tecrübelerimden, saf ve insancıl tabiatlı olmamdan kaynaklı, hiçbir şey öğrenmedim desem yalan olmaz. ‘İnsanları tanıma sanatı’ adıyla bir sanat varsa eğer ben o sanattan sıfır almış durumdayım. Sınıfta kaldığım, her yıl altta kalan derslerimle sınıf tekrarı yaptığım bir gerçektir.

In my dreams, I also ‘repeat a grade’.

Travmatik, dramatik, trajik bir okul-üniversite hayatı yaşadım. Tanrı’nın kulları aracılığıyla inayeti olmasaydı okulu bile bitiremezdim. Rüyalarımda, sıkça tekrarlanır, sınıfı bitiremeden apar topar uyanır ve hemen ertesinde diplomama bakarım. Ha, demek ki gerçek değil, okulu bitirmişim. Babamın ölümü de bende, bilincimin alt katmanlarında, travma etkisi uyandırmıştır. Babam yurt dışına gitmiş, bir türlü gelememiştir rüyada, beklerim. Uyanırım ki babam ölmüş.

İnsan ilişkilerinde bir türlü denge kuramayışımın kökeninde geçmişte yaşadığım bu ezici olayların etkisi vardır. Tahammül edemeyişimin yanında bir gerçek de var ki tüm ezik yaşayışıma bakıp yazar-çizer-akademisyen çevrelerin bilgileriyle beni ezmeleri, bana kibir gösterisinde bulunmaları, büyüklük taslamalarıdır. İşte buna katlanamam! Bu da bir travmadır benim için. Beni ‘cahillikle’ itham eden kibir budalası zât, bunun farkında olmasa da bu benim için unutulmaz bir travmadır.

Metaverse, more traumatic than the dream world!

Şairin “kibre karşı kibir” ilkesi ancak mezarlara kadar geçerlidir, mezardan ötesine geçmez!

Türkiye’de sağ-İslamcı kesime mensup şairlerin, edebiyatçıların öte-âleme inanmadıklarını iddia ediyorum. Mantıksal gerekçelerim var:

Edebiyat uğraşını mesele edinen insanlar, grupçuluk, hizipçilik yaparak Müslüman şair kardeşini, kendilerine biat etmediği için, dışlama ve adından hiç söz etmeme tutumunu belirliyorlar. Oysa ki “Müslümanlar kardeştir” ilkesine inanan bir şair, kardeşini dışlar mı? Bu bir.

İkincisi, edebiyatta hizipçilik yapanlar, dört halife döneminden bugüne İslam tarihini hiç okumamışlar demektir. Bu iki.

Üçüncüsü “Yeryüzünde böbürlene böbürlene yürümeyin” ayetine inanan bir şair, Müslüman şair olduğunu iddia ediyorsa şair kardeşini nasıl hafifseyebilir?

“Müslüman ümmetler bir vücudun organizmaları gibi birbirine kenetlidir” hadisi şerifini hiç mi okumadın, diye sormazlar mı insana? Demek ki onlar, birbirine kenetlenmeyi kendi yakın arkadaşlarıyla kenetlenmek olarak algılıyorlar. Bu durumda dergilerinde ‘edebiyat ve dostluk’, ‘edebiyat ve kardeşlik’ dosyalarını hazırlamanın da bir anlamı kalmıyor. Sadece ‘metin üzerinde’ bir dostluk edebiyatıdır bu. Bir de ayrıca edebiyat ve dostluk, nitelik ve niteliği ölçmek söz konusu olduğunda, yan yana gelemeyecek şeylerdir. Yani bunlar bu durumda ‘edebiyata’ da inanmıyorlar; dostluğa, sadece kendi dostluklarına inanıyorlar.

Sonuç o halde…

Sincerity has disappeared in literature. Sonuç olarak diyebilirim ki güne dair koşumuzun bu evresinde mücadele etmekten, canhıraş bir şekilde çığlık atarak edebiyat davasını dosta düşmana haykırmaktan başka bir çare bilmiyorum ben. İslamcılık ölmüştür. Öyle bir ölüştür ki bu, bugün kalan son kalıntılarının bile sahiciliği kalmamıştır.

Kanın, göz yaşının, cinayetlerin ve katliamların hükümferma olduğu 2024’ün Ağustos ayında, çivisi çıkmış bir insanlık tarihinde, artık kişinin sözüne, söylemine bakmayacağız. Siz de bakmayın. Yaşantısına bakın. Eylemine bakın. Samimiyet, sözlerden değil, davranışlardan belli olur. Yani şairin şiirlerinde kullandığı İslami terim, kavram, ifade ve ibareler onu daha da Müslüman kılmaz. Hayata aktardıklarıdır insanı önce insan, Müslüman yapan.

Kimse numara yapmasın.

Kardeşini küçümseyenin ve dışlayanın canını yakarım. Ona göre…

Dogs remain true to their dogness…