Edebiyatta çok ayrılıklar yapmayı düşünmüyorum ama edebiyatı da var eden ayrılıklar olacaktır, buna inanıyorum. Çünkü günümüzde Instagram’da takip ettiklerimin, takipleştiklerimin arasında –hepsi demeyeceğim ama çoğunlukla– görüyorum; kullanıcı adlarına yazar veya şair yazıyorlar. Daha ortada ne yaptıkları, neyi kanıtladıkları belli değilken kendilerine unvan veriyorlar. Çünkü bu alanda eleştirmenler yok oldu, eski edebiyatçılarımız ise bu konuya hiç eleştiri yapmadılar. İsim vermek istemem ama “Günümüzün büyük üstatları neden bir şey demiyorlar?” sorusu aklıma geliyor. Özellikle İsmet Özel’den beklerdim fakat üstat inzivaya çekilmiş durumda. Çok göz önünde bulunmak istemiyor demek ki. Kimse sesini çıkarmıyor; sesini çıkarmasını da istemezdim fakat bu yeni “Instagram Şairlerimiz” kendilerine hiç yenilik katmıyorlar, hep aynılar. Kimse mi farkında olmaz bu durumun? Herkes birbirine yalandan mı “güzel” diyor bilmiyorum ama her şiire güzel diyemezsiniz.
Artık buna ses çıkarmak zorunda kaldım. Eleştirmen değilim, hatta ben edebiyatçı da değilim, daha yolun başındayım. Kendime unvan verirken de (özgeçmiş yazarken) mecburiyetten vermek zorunda kalıyorum; bu durumlar olmasaydı kesinlikle yazmazdım. Bu devir öyle bir devir ki, herkes kolay bir şekilde unvanların arkasına sığınabiliyor. “Araştırmacı yazar” diyor mesela; neyi araştırdın ve seni kimler araştırdı? Daha doğrusu, gerçekten ortaya bilgi içeren makaleler yaydın mı? Utanmasalar “arkeolog” da derler. Bir tane daha örnek vermek istiyorum: Edebiyat alanında akademisyen olmuş bir kişinin, iyi bir şair ve yazar olduğunu söyleyemeyiz. Her Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisi de edebiyatçı değildir. Bunun üzerinde fazla durmak istemiyorum ama bizim sözde edebiyatçılarımız bunun farkında değiller gibi.
Hukuksal durum oluşturmaması adına isim vermeyeceğim bir edebiyat sitesi var, tüm edebiyatı takip eden herkes bilir. Orada herkes paylaşılıyor; kitap tanıtımı olarak “Edebiyat Severlerin Mutlaka Okuması Gereken 5 Yeni Kitap!” veya “Bu Hafta Edebiyat Dünyasında Öne Çıkanlar ve Editörün Seçtikleri” başlıkları atılıyor. Editör kitap seçmedi, parayı seçti. Instagram’da gördüklerim dergiler mi demeliyim, ödül verenler mi demeliyim, “yüzyılın şairleri” adı altında ticaret yapmaları mı artık bilemiyorum. Burada tamamen kendi deneyimlerimi anlatıyorum, siz de kendiniz görebilirsiniz. Belge olarak hepsini kanıtlamak isterdim fakat hukuksal nedenlerle başıma dert açmak istemiyorum.
Bu yozlaşmış çarkın içinde kalmayıp paranın değil kelimelerin namusuna inanan ve gerçek edebiyatın izini süren tüm samimi edebiyatseverlere sonsuz teşekkürlerimi sunarım.












