Muhit Dergisinin Ocak Sayısı Raflardaki Yerini Aldı
Yayın hayatına geçen yılın ocak ayında başlayan Muhit dergisi, 13.sayıya ulaşarak 1’inci yılını tamamladı. Dergi, İbrahim Tenekeci önderliğinde birbirinden nitelikli şiir, deneme, öykü ve kitap inceleme yazılarıyla okura ulaşıyor. Bu sayıda kasım ayında hakkın rahmetine kavuşan Ahmet Kekeç dosyasıyla çıkan Muhit, önemli bir vefakârlık örneği sergiliyor. Ayrıca Ayşegül Genç hanımefendiyle yapılan söyleşi de ocak ayının içerisinde yer alıyor.
Dergideki Muhtelif Yazılardan Alıntılar
Derginin ocak sayısı, Selim Cerrah’ın ‘’İstikamet Üzere Yaşamak’’ adlı yazısıyla başlıyor. Selim Bey, yazısında kendi penceresinden bir bakış açısı sunarak çeşitli mevzularda birtakım tavsiyelerde bulunuyor okura. Gündelik hayatın akışına dair ehemmiyet arz eden telkinler veriyor. ‘’İşleri iyi, doğru ve güzel yapmamız gerekiyor; hızlı ve doğru hareket etmeye, moral ve motivasyona ihtiyacımız var. Geçmişi bilelim, tecrübeden istifade edelim; geleceği düzgün planlayalım, önümüze çıkan fırsatları doğru değerlendirelim, güzel yaşayalım.’’(s.5) Yaşamın zahmetine ve meşakkatine rağmen ümitvar bir yazıyla görüşlerini ortaya koyan Selim Cerrah, ‘’Olanı biteni anlayacak, savunma refleksiyle değil, cihat şuuruyla mücadele edecek bir öncü kuşağa ihtiyacımız var.’’ diyor.
Münire Daniş ‘’Kararı Kim Verecek’’ isimli öyküsüyle içimize işliyor. Bir ailenin dramatik sonlu hikâyesini sunuyor okuyucuya. Eşinin ve çocuklarının hayatındaki her şeyi programlayan bir babanın ileri derecede kanser olduğu ortaya çıkınca aile feryat ediyor. Anne ve çocuklar bu durumu babaya nasıl söyleyecekleri konusunda oldukça kararsız kalıyorlar. ‘’Hiçbir şey bilmiyor gibiydi. Aile hayatları boyunca her sorunu kocası çözmüş, her konuda kararı o vermiş, ne yapılacağını neyin uygun olduğunu hep kocası belirlemişti. Şimdi ise onun hakkında verilecek bir karar havada boşlukta asılı kalmıştı.’’(s.24)
Erol Göka, ‘’Ne İçindeyiz Zamanın’’ başlıklı yazısıyla zaman mefhumunu kapsamlı bir biçimde ele alıyor. Marc Wittman’ın Hissedilen Zaman isimli eserinden yola çıkarak zamanın algılanmasına yönelik muhtelif kaynaklara değinerek kendi perspektifini aktarıyor. ‘’Zaman algımızın belirleyici arasında, çoğu zaman fark edilmese de kişiliğimiz de vardır. Bence hayatı ve insanları olduğu gibi zamanı algılamamızda da etkisi vardır kişiliğimizin.’’(s.36)
Zeynep Merdan’ın Ruh Müzesi adlı şahane yazısı, insanı bazı şeyleri sorgulamaya itiyor. Seyre, gizlenmeye, görünmeye, göstermeye ve Ruh Müzesi’ne değiniyor Merdan. ‘’Gözler, güzellikler kadar acı ve kötülüğe şahit olur bazen. Cinayet anları, terör saldırıları, şiddet görüntüleri…’’(s.42) Bu cümlelerle gözlerimizin hiç bu kadar kirlenmediğini vurguluyor yazar. Gösteri çağında, gözlerimizin ne denli kötülüğe maruz kaldığını anlatmaya çalışıyor.
Hatice Ebrar Akbulut ‘’İnsan yürüdükçe tamamlanır.’’ diyerek okumayla yola revan olmayı, yürümeyi kenetliyor birbirine. ‘’Okumak; hem ileriye hem geriye doğru gözün, gönlün, aklın yürümesidir.’’(s.72)
Mustafa Muharrem ‘’Sesin Matematiği’’ adlı metninde modern zamanların gürültüsünden dem vuruyor. Sesin artık kalabalıklaşmasıyla var olduğunu ifade ediyor. ‘’Modern zamanlara özgü gürültü; politikleştiğinde siyaseti, estetikleştiğinde şiiri, sermayeleştiğinde ekonomiyi; teolojikleştiğinde dini, kimlikleştiğinde bireyi, felsefeleştiğinde ideolojiyi dayatmıştır hayata.’’(s.80)
Hüseyin Ahmet Çelik’in Ayşegül Genç ile yaptığı söyleşi; insanın gönlüne, ruhuna hitap ederek muhatabını buluyor. Ayşegül Hanım, ‘’Bize lazım olan yükselmek değil, yücelmektir. İnsan kuyunun dibinde, zindanda, mağarada yücelebilir; yücelmiştir de.’’ diyor.(s.85)
Ahmet Kekeç Dosyası
Ahmet Kekeç dosyası Necip Tosun’un yazısıyla başlıyor. Bu yazıda Necip Bey, Ahmet Kekeç’in edebi yönünü kitaplarıyla birlikte okuya sunuyor. Toplum nezdinde daha çok köşe yazarı olarak tanınan Kekeç, esasen edebiyatın her daim içindedir. Nitekim öykü, roman ve günce türünde eserler kaleme almıştır. Necip Tosun; Ahmet Kekeç’le olan tanışıklığını, arkadaşlığını, dostluğunu anlatırken ‘’Ahmet Kekeç edebiyatçı yönünün ihmal edilip sadece gazeteci olarak anılmasından hep rahatsızdı.’’ diyor. Necip Bey’in bu yazısında; Kekeç’in edebi yönünden tutun arkadaşlığına, kişiliğinden gazeteciliğine, hayata bakışından babalığına dair birçok hususta bilgi sahibi oluyorsunuz.
İbrahim Tenekeci, Ahmet Kekeç’i yazdığı bir kitap üzerinden anlatıyor. Okuru geçmişe götürüp yıllar öncesinde çıkardıkları dergiye destek istediğini ve Ahmet ağabeyin bunu seve seve kabul ettiğini ifade ediyor. Nitekim Kekeç’in dergide yazdıkları daha sonra ‘’Kalanlar’’ isimli bir kitap olarak karşımıza çıkıyor.
Mustafa Akar ise Ahmet Kekeç’in okurluğunu, kitap ve yazar tavsiyelerini aktarıyor. Tabii bunu yaparken onunla birlikte geçirdiği anılara tutunuyor. Babacanlığını, kadirşinaslığını, kalenderliğini anlatıyor. Herkes gibi o da özlemle ve muhabbetle yâd ediyor.
Ahmet Kekeç’le ilgili yazıları okuyunca insanın hüznü artıyor. Kimi, anılarını yâd ederken kimi kitaplarından bahsediyor. Kekeç; hayatını makama, mevkiye, şana, şöhrete adamayan, çizgisinden taviz vermeyen bir kul olarak naklediliyor.
Necip Tosun, Hasan Aycın, Hüseyin Atlansoy, Sibel Erarslan, Ekrem Kızıltaş, Hüseyin Akın, İbrahim Tenekeci, Mustafa Şen, Mehmet Şeker, Mustafa Akar, Sadettin Acar ve Mehmet Hakan Kekeç bu dosyaya omuz verip Ahmet Kekeç’le ilgili yazanlar.
Şiir, Deneme ve Öykü
Zeynep Kot Tan, Ahmet Murat, Büşra Yavuz, Aynur Dilber, Dilara Ayşe Akdeniz, Zülâl Sema, Emel Özkan, Murat Küçükçifci, Elyesa Koytak, Soner Karakuş, Süleyman Unutmaz, Murat Güzel, Arif Ay, Mehmet Narlı, Nurullah Genç, Mustafa Özçelik, Mustafa Ruhi Şirin, Ali Doğru, Âdem Yazıcı, Ömer Fatih Andı, Harun Yakarer, Said Yavuz ve Ervanur Erdoğan ocak sayısının şairleri olarak karşımıza çıkıyor.
Nesirde Selim Cerrah, Erol Göka, Celal Fedai, Zeynep Merdan, Haşim Şahin, Münire Rümeysa Çakan, Hüsrev Hatemi, Dursun Çiçek, Hatice Ebrar Akbulut, Ayşe Çelikkaya, Kamil Yeşil, Mustafa Muharrem ve Ahmet Karacan’ın eserlerini görüyoruz. Suavi Kemal Yazgıç ve Mustafa Özel kitap inceleme yazılarıyla yer alıyor.
Öykü türünde Münire Daniş, Betül Nurata, Doğukan İşler ve Özlem Göktaş derginin ocak sayısında okuru selamlıyor.
Burhan ALSAN
[Elestirel.net, 2021]
[Haber Edebiyat, 2025]












