Gün
Günün yorgunluğunu heybesinde taşımak kimi zaman tatlı bir his verir insana. O gün böyle bir gündü. İçindeki neşenin ağzında yankılanan şarkı sesine eşlik ettiğini bir an için unutmuştu ama çok da umurunda değildi. Yavaş yavaş, salına salına yürüyor kulaklığından gelen melodilere ayak uydururcasına durağa gidiyordu. Etrafındaki ağaçların büyüsü, doğal ve temiz bir çevre, köpeklerin birbirleriyle oynaşmaları… Her bir izlenim içindeki kelebeği harekete geçiriyordu.
Vardı, beklemeye koyuldu. Gözü yoldaydı. Ara ara telefonunu çıkarıp ilgi duyduğu uygulamalara yarım yamalak bakıyordu ama aklı yoldaydı. Bekliyordu. Beklerken bir değişik oluyor insan. Demleniyor, düşünüyor, sorguluyor. Hayatı, geçmişi, anı, geleceği, o günü… Akıl, ruh, beden, zihin sanki hepsi birbiriyle yarışırcasına karmaşık bir diyalog seansı başlıyordu beklerken. Ta ki minibüs gelene kadar. Uzakta beliren minibüse el salladı. Bindi, parayı uzattı; arkaya baktı ama yer yoktu. Şoför, ‘’Yer yok ayakta gitmek zorundasın.’’ dedi. Olsun dedi, yeter ki gideyim. Sesler, bağrışmalar, konuşmalar… Hafiften sıcak bastırdığından mont giyenlerin pişmanlığı yüzlerine vurmuştu. Yolculardan biri sitem etti şoföre. Havalandırmayı açar mısınız, dedi. Açıktı oysaki. Oturdu. Ön taraftaki koltuğun kenarın ilişti. Yer veren kişiye teşekkür etti. Doğru olanı yapmıştı. Teşekkür etmek bu devrin önemli eylemlerinden biri zira. Çoğumuz unuttuk. Düşüncelere daldı. Gidiyordu. Yanındaki kişi telefonla konuşuyor, bir işle alakalı referansından bahsediyordu. Birilerinden medet umacak noktaya gelmek… Tuhaf, kimi zaman gururlandırıcı. Benim şurada tanıdığım var. Bu makamdaki görevli benim amca tarafından eniştemin lise arkadaşı vs. Komik aslında. Ya da bilemiyorum, insan böyle bir varlık. Yüzlerce duyguyu içinde barındıran kanlı canlı insan…
Çantasındaki kitabı çıkarıp okumaya yeltendi zihni ama gösteriş zannederler dedi öbür zihni. Bir de yorgundu ve hareket halindeki araçta okumak zor olabilirdi. Buna rağmen yanındaki kişi dizüstü bilgisayarını çıkarmış yazıyordu. İmrendi. Kutladı onu içinden. Böyle insanların topluma faydalı olma konusunda önemli olduklarını düşündü. Vardı. Şoföre ineceği yeri söyledi. İndi. Bitti.
Burhan Alsan













