Ana Sayfa Edebiyatın İçinden Selman Ertaş’ın Şiiri: Halkın Ortasında Bir Şiir

Selman Ertaş’ın Şiiri: Halkın Ortasında Bir Şiir

105
0

MUSTAFA NURULLAH CELEP

SELMAN ERTAŞ’IN ŞİİRİ: HALKIN ORTASINDA BİR ŞİİR

Neo Epik şiirin 3. kuşak şairlerinden olan Selman Ertaş’ın ilk şiir kitabı Bir Düğün İki Cenaze[1], bu edebi türde yazılmış seviyeli bir örneklik olarak seçkin okuyucusuna hitap ediyor.

Ertaş, kitabını üç bölüme ayırmış, ilk bölüm şiirleri bireysel yönü ağır basan, beşerî deneyime dayalı olarak yazılmış Neo-Epik şiirlerden oluşuyor; ikinci bölümün şiirleri Neo-Epiğin ikinci bir aşaması olan, halkın dünyasıni kavrama çabasını esas alan Popülist duyarlılığı bünyesinde barındırıyor. Üçüncü bölüm ise lirik ve duygulanımcı öğelerin ağırlık teşkil ettiği üç şiirden müteşekkil.

Ertaş’ın, şiir sanatında kavgasını ederken, usulünce ve düzeyli bir üslubu da gözeterek, eleştiri nesnesine karşı ‘mesafe’ koymayı da ihmal etmeyen, nesnellik katına yükselmiş, muhayyele yüz vermeyen bir seviyeli şair bilinciyle hareket ettiğini gözlemliyoruz. Öfkesi Akif’çe bir öfkedir ama en nihayetinde ‘biçimli’ bir öfkedir bu; ünlemleri olmayan, bağırmayan, çığırmayan, argoya neredeyse hiç yer tanımayan bir öfke. Salya sümük sinirlenmeyen, yer altının habis dünyasından seslenmeyen ve şiir sanatının gereklerini yerine getiren bir öfke. Bu şair zihniyetinin nabzının hep hayattan ve halktan yana tercihlerde bulunarak çarptığını, bu nabız vuruşlarının ise ilk şiir kitabından “halkın ıscacık koynunda” yurt ve yuva kurmuş sahici bir halk sevgisiyle duyurulduğunu okuyoruz.

“Benim yattığım yer halkımın ıscacık koynu

Sizinkine benzemez ana kucağı, Türk ocağı, İslam yurdu

Bir fırın ekmek yemişimdir şimdiye fırınlardan

Kahrolayım ben yalansa uyanayım

Yeni güne uyanalım elif, başlayalım elif, başlasın,

Mısır, İslam ordular, İslam, Kaddafi

Kafam çok karışık değerli gönül dostları

Akışına koyalım da

Savaş başlasın.” (s, 63)

Selman Ertaş’ın ilk kitabındaki şiirlerin öne çıkan en belirgin niteliği, Neo Epiği ve Popülist şiiri bozuşturup biçimsizleştirmeden ‘başarılı’ bir yerden kavrayarak ‘doğru etkilenme’nin imkânlarını düzeyli bir biçimde kavramasıdır. O dönemlerdeki genç şairden de zaten bunu beklerdik. Ertaş’ın şiir dünyasında yer etmiş iki Neo Epik şairi görüyoruz ilk kitapta: Hakan Arslanbenzer ve Eren Safi. Ertaş, bu iki ustadan da usulünce istifade etmesini bilmiş ve bireysel tarihini de şiirinin evrenine katıp anti-estetik harekete katılarak katkılar sunmuştur.

Bu durumda Ertaş’ın şiirinin ikinci niteliğine ulaşıyoruz: Anti-estetik tavır. Ancak bu tavır, dil ve ifadede aynen Yahya Arslan’da olduğu üzere ‘pıtraklı’ bir anlatım ve mısralar şeklinde biçimlenmez, okuyucuyu şiiri okurken metinden uzaklaştırmaz. Bildiğimiz Atlılar’ın ikinci dönemindeki ve Fayrap’ın dergi sayfalarındaki okuduğumuz nispeten uzun şiirler gibi, ‘namus’, ‘haklılık talebi’, ‘adalet temi’, ‘sahici arkadaşlıklar’, ‘beşerî tecrübeye dayalı’, ‘halkı anlama çabası’ vb. konuların öne çıktığı, ‘epik karakter’in modern dünya içindeki konuşmasına uygun ve gündelik konuşma dilini gözeten, realist şiirlerdir.

Selman Ertaş’ın şiirinin, Popülist şiirin gereklerine uyarak ‘halkın ortasından’ nabız vuruşlarına duyarlı, canlı bir konuşma formuna sahip olması da bir diğer niteliklerindendir. Ertaş, bu halkça duyarlığı soyut ve belirsiz söyleyişlere uğramadan, somut ve doğrudan bir dil ve anlatımla ifadeye kavuşturarak bu edebi türün gerek ve yeter şartlarına uygun başarılı örnek şiirler ortaya koymuştur.

İlk kitabın bizce daha sıkı ve diğerlerine nazaran hacim bakımından uzun üç şiiri var. Ertaş, bu şiirler üzerinden yürüyerek, kendine özgü ‘geniş zamanlı’ bir şiir dünyası kurabilir mi, bunu sonraki kitaplarına bakarak yanıtlayacağız.

-Ankara Onkoloji

-Obsesif Kompulsif

-Başkalarının Rüzgârı.

Bugün artık Atlılar ve Fayrap dönemindeki şiirlerin zamanı geçmiş bulunmaktadır. Ancak günümüzde birçok şair-yazar sanki bu dergiler hiç çıkmamış gibi şiir yazmaya devam ediyorlar.

İşte Selman Ertaş, yukarıdaki üç şiiri merkezinde bugünün bireysel, toplumsal ve siyasi olaylarını ve karakteristik doğasını esas alarak Arslanbenzer ve Safi’nin şiir evreninden bambaşka bir ‘şiir atlası’ oluşturabilecek mi, sorusu önemini koruyor.

Hasılı kelâm, Bir Düğün İki Cenaze kitabının önemine dair son sözler olarak şunlar da yazılabilir:

Bugün şiir sanatına ve şiir yazmaya meyyal birçok genç-orta yaşlı şairlere ve şair adaylarına, Ertaş’ın söz konusu ilk kitabı, “Neo Epik/Popülist şiirin “genç şiir” bazındaki seviyeli örneği” olarak tavsiye edilebilir.

Türkiye’de genç bir şairin ‘var olma’ mücadelesinde tek başına yürüyüşü, yine de “ideal” bir yürüyüş olacaktır. Cesaretli bir yürüyüş…

[1] Selman Ertaş, Bir Düğün İki Cenaze, Ketebe Yay., 2022, İst.