Mustafa Nurullah Celep
Z Kuşağı’nın Romanı: ‘Tam Gaz Nirvana’ Üzerine Yorumlar
“Fıro’ya iş garantisinden, hayatın gerçeklerinden bahsedip en garanti yol olan doktorlukta yürümesini salık veren büyükler, aslında kendi hayal kırıklıklarının intikamını mı alıyordu yoksa gerçekten Fıro’yu mu düşünüyordu?” (s. 59)
Giriş
Yarkın Dağcan genç bir yazar. Z Kuşağı’nın kendini yetiştirmeyi bilmiş yetenekli ve donanımlı bir kalemi. Kendisiyle yazışırken yazarlığını başlangıç noktasında ‘no name’ bir yazar olarak tanımlamıştı. Bize göre yaşının ve yaşıtlarının çok çok üzerinde bir yazınsal performans sergileyerek meselesi olan bir roman çalışması ortaya koydu: Tam Gaz Nirvana!
Peki, Dağcan’ın bu ilk romanının temel karakteristik özellikleri nelerdir? Yani kuşağından bir okur topluluğu bu romanı okumak için hangi niteliklerle karşılaşacaklardır?
Genel ve yaygın eğitim anlayışıyla hesaplaşıyor
Tam Gaz Nirvana’nın öne çıkan en belirgin niteliği, roman kişilerinden her biri iyi ve kaliteli okullarda okudukları halde, yetiştirilme biçimleri ve aldıkları eğitim hakkında sorgulayıcı bir tutum içinde olmalarıdır. En son roman kişisi Batu’nun özkıyımla yaşamına son vermesini, bu ülkede milli eğitim sistemi projelerinin çöküşüne bir işaret olarak da okuyabiliriz. Zaten genel olarak roman kişileri de milli eğitim anlayışının iflas ettiğinin birer gösterge kişilikleri olarak romanda tebarüz ediyorlar. Genel eğitim anlayışının eleştirisinin kökenlerinde ailevi yetiştirilme koşullarının ve yanlış eğitim görüşünün yer aldığını söyleyebiliriz. “Başarı” odaklı bir eğitim anlayışının eleştirisinin somut örneği olarak Batu’nun iç hesaplaşmasını ve aile bireyleriyle olan tartışmalarını sözlerimize birer delil olarak gösterebiliriz. Roman kişilerinin üniversite hayatları boyunca hem hazcı bir tutum içinde hem ulvi düşüncelerle bir arada bir zihniyet yapısına sahip olmaları, milli eğitim sisteminin bilinçlerde yarattığı dikotominin bir verisi olarak da yorumlanabilir. Her hâlleriyle roman kişileri, milli eğitim mühendisliğinin başarısızlığının 2020’lerdeki birer yansımasıdırlar.
Roman, karakterlerinin mutluluk arayışıyla şekilleniyor…
Tam Gaz Nirvana’nın ikinci temel özelliği, roman kişilerinin ruhsal bocalayışları ekseninde ilerleyen mutluluk arayışıdır. Her bir roman bireyi, hayatın anlamı üzerinde konuşurlarken en ulvi ve yüksek düşüncelerini sergilerler ama deyiş biçimi olarak bathos üslup diyebileceğimiz bir düşüşün de öznesidirler. Bazısı Kant ve Hegel gibi konuşur bazısı bildiğimiz mütedeyyin modern bir derviş gibi büyük anlatılardan kıssalar aktarır. Yarkın Dağcan’ın bu ilk romanıyla yapmak istediği sanırım şudur: İdealler ve gerçekler arasındaki çelişkiyi ortaya koymak. Mesela Batu’nun zihnindeki kadın, tanrı ve mutluluk düşüncesiyle hayattaki gerçeklikler ve hayalleri arasındaki tutarsızlıklar, onu en sonu intihar fikrine yönlendirir ve Batu hayatına son verir. Ama temel motif, mutluluk arayışıdır. Bu anlamda Tam Gaz Nirvana’da toplumsal duyarlılık ve sosyal çerçeve hemen hemen yok gibidir. Romancılığımızın toplum sorunlarını dile getiren cephesinde değilse de bireysel arayışlar merkezinde şekillenen içsel bir boyutunun olduğunu söyleyebiliriz. Ancak haksızlık etmeyelim: Bölüm başlıklarının başlangıç paragraflarında yer alan cümleler, yazarın temel bir düşünce olarak bir Türkiye hassasiyetinin olduğunu gösterir. Zaten 494 sayfalık roman da mevcut siyasi iktidarın kültür, toplum ve iktisat politikalarının eleştirisine yönelik havasıyla 24 yıllık bir iktidarın, bir Yeni Türkiye idealinin yansıması gibi durur. Bu anlamda esere süreçsel/panoramik bir roman diyebiliriz. Z Kuşağı/Jenerasyonu üyelerinden oluşan, arayış temi merkezinde biçimlenen, zihinsel psikolojik, yaşamsal bir süreç romanı.
Genel tespitler anlamında şu cümleler de kurulabilir:
Tam Gaz Nirvana, umudu, kurtuluşu, çıkış fikrini, hazcılıkta, zevkte, eğlencede, kadında, aşkta arayan Z Kuşağı’nın psikolojik buhranını anlatıma kavuşturarak Kuşağı’nın sesi olmaya aday bir romandır.
“Gönülden sarhoş ama dilekten ayık, umudumu sana bağladım ben Selin. O kadar şiir okuduk, neye yaradı, dedik bu günler senin içinmiş. Sen… Sen… Beni kurtaracaksın Selin!..” (s. 66)
Tam Gaz Nirvana, Türkiye’de yürürlükteki hayatın, eğitim hayatının, iktisadi hayatın “başarı” olgusunu sorgulayan bir romandır.
Tam Gaz Nirvana, Türkiye’ye 24 yıldır hükumet eden zihniyeti ve mahsullerini eleştiren bir romandır.
Hasılı kelâm, üzerinde özenle durulmayı fazlasıyla hak eden bir yazınsal örneklikle karşı karşıyayız.
Z Kuşağına özgü jargonlu, doğal, argo kelimeler de açık yazmak gerekirse romanın ruhuna uygun duruyor. Çünkü bu roman bir kuşak romanı ve 2020’ler Türkiye’sinde geçiyor.
“-Günaydın.
-Sana da günaydın seksi yaratık.
-Saat kaç olmuş?
-Bire yirmi var, otuz yedi geçiyor daha da spesifik olmamı istersen.
-Deme la. Ne yapacağız biz bu uyku düzenini böyle? Hay böyle hayatın a.k. Gecemiz gündüzümüz birbirine karışmış ne bir düzen var ne bir şey.” (s. 59)
Bir öneri olarak şunlar da yazılabilir:
Yarkın Dağcan, artık bundan sonra ki roman çalışmalarında dil, üslup, ifade ve anlatımda üzerinde dil işçiliği sergilenmiş daha estetize deyişlerle yeni romanlar yazmayı da denemeli ve yaratıcı yazarlık çıtasını her romanla bir üst seviyeye de ulaştıran yazınsal etkinlikler içinde olmalı ki roman estetiği anlamında daha nitelikli ve kalıcı işler ortaya çıkabilsin.
Yazarımıza kalemine daha bir cesaretle sarılmasını öneriyor ve başarılarına yeni başarılar eklemesini temenni ediyoruz.
Kitabı okumak için tıklayınız:
https://www.kitapsepeti.com/tam-gaz-nirvana












