Ana Sayfa Deneme Yazıları Eskimeyen Yazılar: Mermere Sıkışmış Melek | Barış Kavas

Eskimeyen Yazılar: Mermere Sıkışmış Melek | Barış Kavas

77
0
Haber Edebiyat Yazarı Barış Kavas

BARIŞ KAVAS

MERMERE SIKIŞMIŞ MELEK

I saw the angel in the marble and

carved until I set him free

“Mermere sıkışmış bir melek gördüm ve 

onu özgürlüğüne kavuşturuncaya dek mermeri oydum.”

Michelangelo

Din ve sanat yaşadığımız katı hayatın içindeki güzelliği ve yüceliği ortaya çıkarmayı amaçlar. Yaşadığımız haliyle hayat katı, renksiz ve donuktur. Din ve sanat bu katılığın içinden pırıl pırıl, ışıl ışıl bir canlılık ve tazelik ortaya çıkarır. Hayatı kutsal hale getirmek ancak ve ancak din ve sanatla mümkün olur. Din ve sanat taşı altına çevirir, katı gerçekliği Allah’ın lütfuna tebdil eder.

Sanatçı her şeyden önce hayatın katılığını, donukluğunu kalbinde bir baskı olarak hisseder. Bunun acısını derinden hisseder. Ve yine bu katılığın içinde bir yerlerde muhteşem bir güzellik olduğunu duyumsar ve “buralarda bir yerde hazine saklı der” içinden. Yakup Aleyhisselam nasıl Yusuf’un kokusunu duyduysa sanatçı da dünyadayken mutlak güzelliğin, bitmeyecek mutluluğun yani cennetin kokusunu duyar. Sanatçı Yusuf’un ölmediğini hisseden adamdır.

Sanatçı bir define arayıcısıdır.  Ömrü boyunca defineyi kara topraktan çıkarmak için gayret eder. Sanatçının define haritası kalbidir.

Dinin pratiklerinde de bu motivasyon çok belirgindir. “Zikir” örneğin böyle bir pratiktir. Zikir insanı katılıktan inceliğe, gafletten farkındalığa, karanlıktan aydınlığa ulaştırır. Biz Allah’ı andığımızda dünyanın tacizinden, dünyanın saldırısından, nefsin hücumlarından bir anda kurtuluruz. Adeta kör olan gözlerin bir anda açılmasıdır bu. Bizi bunaltan yoğun karanlıktan bir anda sıyrılırız. Sanatta da tıpkı böyledir. Sanatçı sanatıyla keşfettikleriyle kapalı bir kapıyı açar sanki ve o açılan kapıdan hem sanatçıya hem okura taze gün ışığı ulaşır.

Tüm gerçek sanatçılar mermere sıkışmış meleği görürler ve o meleği özgürlüğüne ulaştırıncaya kadar mermeri oyarlar. Bizim özgürlüğe ulaşmamız meleğin özgürlüğe ulaşmasına bağlıdır. Melek özgürleştiğinde sıradan olağanüstüye, kaos kozmosa dönüşür. Ancak ve ancak melek özgürleştiğinde biz de nefsimizin (egomuzun) zindanından kurtulur kalbimizin aydınlığına kavuşuruz. İşte beklediğimiz vuslat budur.

26 Şubat 2021
Uzunköprü-Edirne
Yazarımızın diğer yazılarını toplu olarak okumak için tıklayınız: