Kitap Köşesi |Su Üstüne Yazı Yazmak | Nalan Ataklı
Kitap: Su Üstüne Yazı Yazmak
Yazar: Muhyiddin Şekûr
Tema: Tasavvuf (Enfüs ve Afak İlişkisi)
Sayfa: 336
Çeviri: Senai Demirci /Sevin Okyay
Yayınevi: Sufi Kitap
Muhyiddin Şekûr (Muhiyiddin Shakoor), Amerikalı bir yazar, akademisyen ve psikoterapisttir.
Eser; kısa ve öz olarak ifade etmem gerekirse, madde âleminin ötesinde mana âlemini anlayabilmemiz için kaleme alınmış muazzam bir yapıt. Okuyana bir tebliğ, belki bir çağrı ya da karşılıklı bir hemhâl olabilme hâli…
Özellikle belirtmek isterim ki tasavvufî eserlerde çevirinin çok kolay olamayacağını düşünüyorum. Kelime anlamı itibariyle “anlayıp” aynı manayı “aktarabilmek” çok ince bir çizgi. Bu tür eserlerin çevirilerinde manayı olduğu gibi yansıtabilmek için işin mutfağında olmak gerekir diye düşünüyorum. Çeviri isminde sosyal medya hesabından da takip ettiğim bir mana insanı olan Senai Demirci’yi görmek esere daha bir başkalık kattı benim için. Bundan uzun bir süre önce okumuş olduğum William Chittick’in “Hayal Âlemleri” kitabını yazarken, Arabi’yi bu denli anlamış olması çokça ilgimi çekmiş ve kendisini araştırdığımda Arabi’nin külliyatına ömrünü adadığını görmüştüm. O nedenle her yapıtın ruhunu yansıtabilecek eser miktarda çevirmeni vardır diye düşünürüm.
Kitabın yazarı Muhyiddin Şekûr’un Türkiye’de bir fuarda yapmış olduğu kısa bir söyleşisini dinlediğimde kendisinin kaleminin duruşuyla nasıl bütünleştiğini görmek benim için gerçekten çok etkileyici oldu. Başucu dediğimiz kitaplar vardır. İşte bu eserde onlardan biri. Sizi okurken düşündüren, iç muhakemesi yaptırırken yaşam da yolculuğa çıkaran bir rehber. Amerika’da yaşayan yazar çok uzunca bir süre yayınevlerinden bu kitabın basımı için defalarca ret almasına rağmen azmi elden bırakmamış. Ve Türkiye’de sadece bir yayınevi basımını gerçekleştirmiş. Deneme ve öyküleştirme üslubuyla yazılmış bu eserde beni en çok “Tıkanmış Borular, Çiçek ve Kılıç” bölümleri etkiledi. Ama hepsi birbirinden değerliydi orası ayrı bir konu. Muhyiddin Şekûr başta olmak üzere emeği geçen herkesten bu değerli hizmet için Allah razı olsun. Çok önemli bir eser.
✍️”Havuzu sevmek için illâ içine atlayıp yüzmeniz mi gerekir? Ya da her tür balığı mutlaka tatmanız mı gerekir? Bu olağanüstü zevk sözlerinin maksadı n’ola? Maksat, sizi uyandırmak. Hiçbir şey arzularını aşırıca tatmin eden iki âşıktan daha zavallı olamaz. Pastayı yemeye başlar başlamaz onu yeme arzusunu da kaybettiğinizi fark ettiniz mi? Beklenti, aşırı tatminden evlâdır, hele pasta ezilince kimsenin ona iştahı kalmaz. Pasta meselesi, kalabalık ve bayağılığa karşı bir incelik meselesidir… Pastadan yemeden lezzet almak… İşte asıl cihad budur. Puding yediğimde, sadece bir kaşığı bana yetiyor. Ağız dolusu bir lokmadan sonra dildeki bütün tat tomurcukları doyar, demek bütün ihtiyacınız tatmaktan ibarettir.
Mesele, sizin pastanızın ne olduğu ve onu ezmeyi nasıl öğreneceğinizdir. Çiçeğin güzelliğini ancak onu kopardıktan sonra fark eden adama benzemenize gerek yok.
Kitapta altını çizdiğim sayfalar çok önemli dipnotlar içeriyor. Bazen kitabın bir ismi yeter okumak için bazen de ne kadar okursan oku ihtiyaca binaendir sende kalanlar. Gerisi uçup giderler…
Kitaplarla kalınız ✍️
Sevgilerimle












