Kitap Yorumu | Üzümlü Kek | Aylin Özgür
Kitap Adı: Üzümlü Kek
Yazar: Aşkım Kapışmak
Sayfa Sayısı: 224
Tür: Roman
Kitabı bulunduğum şehrin kütüphanesinde görünce merak edip hemen alıp okumak istedim. Yazarın kalemini az çok tanıyorum; daha önce kişisel gelişim türündeki “Carpe Diem” adlı kitabını okumuştum. Bu kez bir roman olan Üzümlü Kek ile karşılaşınca nasıl bir hikâye bulacağımı merak ettim.
İsmi ilk anda insana kek tarifleri içeren bir kitapmış gibi gelebilir.
Bir yönüyle doğru, çünkü kitapta üzümlü kek yapıp insanlarla paylaşmaktan büyük mutluluk duyan Enes’in hayatını okuyoruz. Otizmli olan Enes konuşamasa da oldukça zeki, gözlem yeteneği güçlü ve etrafındaki pek çok kişinin fark etmediği şeyleri anlayabilen bir karakter
Herkesten daha derini gören ve anlayan aynı zamanda
İnsanlarla iletişimini kartlar veya yazarak sağlar. Sevdiği bir diğer şey ise fotoğraf çekmek.
Belki de insanların görmediği ayrıntıları görüp deklanşörle ölümsüzleştirmeye çalışıyordur.
Kitap oldukça hüzünlü bir atmosfere sahip; okurken sık sık gözyaşlarına boğulmanız mümkün, ben de çok ağladım. Enes’in anne ve babasını trafik kazasında kaybetmesinin ardından ablası Zeynep ona bakar.
Yakın akrabaları Nilgün Teyzeleri de onlarla birlikte yaşamaktadır. Zeynep hayatını işine ve kardeşine adamıştır. Enes bunu içten içe hissediyor ve bu durum onu oldukça üzüyordur.
Çünkü ablasının tüm hayatı neredeyse Enes olmuştur ve kendisini geri plana atmıştır.
Belki de hala suçluluk hissediyordur…
Ailesinde her zaman sevgi ve şefkat gören Enes, insanları anlamakta zaman zaman zorlanır. Çünkü onu ve durumunu bilmeyenler ona acıyarak bakar. Oysa o özeldir; hatta çoğu insandan daha insancıldır. Üzümlü kek ve pasta yapmayı da çocukluğunda izlediği pastacılık programlarından öğrenmiştir.
Kitabı okurken, toplumumuzda ablaların çoğu kez sessiz bir şekilde fedakârlık yükünü taşıdığını düşündüm.
Biraz da kitaptan aldığım etkileyici alıntılar:
– “Ölüm sanki yıllarca görüşmediğim uzaktan bir akrabam gibiydi.”
– “Ne kadar yakışıklı çocukmuş… Ahh, ahh keşke bir de aklı yerinde olsa.” Ama bunu diyenlerin çoğu, aslında ‘akıl’ nedir onu bile bilmiyorlar.
– “Tutma elimden kolumdan beni, daralıyorum.”
– “Valla dedikleri doğru; insan bildikçe mutsuzlaşıyor.”
– “Ben senin için farklıyım demektir: engelliyim, deliyim, tuhafım… Bilen içinse sadece farklı biriyim.”
– “Kek ve pasta yapmak benim yaşamsal döngüm desem, sen bunu duysan bu sefer beni salak sanacaksın.”
– “İnsanın kendisini bir başkasının sözlerinde araması ne ilginç değil mi?”
-“Bu kek aslında senin için abla… Senin geleceğin için, bastırdığın duyguların için.”
-“Herkesin melekleri vardır; kimi için sarılabildiğidir, kimi içinse sarılabildiğini hayal etmesidir.”
Çok güzel bir kitabı okumuş oldum ve yorumunu sizin için hazırladım.
Ve bu da benden: Hepimiz hayata ve her şeye farklı derinlikte ya da sığlıkta bakar, anlamaya çalışırız… Aylin Özgür














