Ana Sayfa Eskimeyen Yazılar Lir ve Şaz Türkçesi Hakkında

Lir ve Şaz Türkçesi Hakkında

14
0
tunahan haksever
Yazı İçi

Bir tarafta Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar uzanan devasa bir kalabalık “dokuz” derken, diğer tarafta İdil boylarında yapayalnız kalmış bir topluluk aynı sayıya “tıhhır” diyor. Biz kışın dondurucu soğuğunda “kış” kelimesini kullanırken, onlar aynı soğuğu “hıl” diye tarif ediyor. Aynı kökten, aynı çadırdan çıkan kelimeler nasıl oldu da birbirine böylesine yabancılaştı?
Dilbilimcilerin “Lir ve Şaz Türkçesi” dedikleri bu mesele, aslında Türkçenin tarihindeki en eski, en derin ve en sessiz depremidir. Ortada henüz yazılı bir metin, alfabe veya yerleşik bir devlet bile yokken, Asya steplerinde yankılanan o ilk Türkçe içten içe ikiye yarıldı.
Olayın bütün gizemi iki basit seste düğümleniyor. Bugün bizim konuştuğumuz, Türkiye’den çıkıp Kazakistan’a, hatta Sibirya’nın derinliklerindeki Yakutistan’a kadar uzanan o devasa çoğunluk “Şaz” Türkçesi konuşuyor. Yani biz; kelimelerdeki “Ş” ve “Z” seslerini inatla koruyan tarafız. “Beş”, “dokuz”, “kız”, “boynuz”… Bu kelimeler Şaz grubunun binlerce yıllık mührü gibi.
Fakat tarihin biraz daha fırtınalı sularında yüzen, genellikle daha batıya göç etmiş bir başka grup vardı: Lir Türkleri. Onlar, bizim “Ş” dediğimiz yerlerde “L”, “Z” dediğimiz yerlerde “R” sesini kullanan taraftı. Bizim “boynuz” dediğimize onlar “mığır”, “beş” dediğimize “pillik” dediler. Avrupa’yı titreten Hunların ve İdil Bulgarlarının çadırlarında yankılanan dil buydu. Ancak zaman acımasızdı; bu dili konuşan toplulukların çok büyük bir kısmı ya asimile oldu ya da tarih sahnesinden silindi. Bugün, bu antik rüzgarı yeryüzünde yaşatan tek bir akraba topluluk kaldı: Çuvaşlar.

Bu küçük harf değişimi, tarihçiler için adeta bir dna testi işlevi görüyor. En çarpıcı örneklerinden biri de Macarlar. Ural kökenli Macarların dili bizimkiyle tamamen alakasızdır ama bugün Macarcada “öküz”e ökör, “buzağı”ya borjú derler. Neden mi? Çünkü Macarlar binlerce yıl önce Karadeniz’in kuzeyinde bozkır hayatı sürerken komşuluk yaptıkları Türkler, bizim atalarımız olan “Z”li Şaz grubu değil, “R” kullanan “Lir” Türkleriydi. Macarlar bu kelimeleri ödünç aldıklarında “öküz” kelimesi zaten Lir Türklerinin ağzında “ökür”dü.
İşte bugün Çuvaşça konuşan biriyle karşılaştığınızda aranızdaki o derin uçurum, sadece coğrafi bir uzaklık değildir. Aranızdaki o duvar, yaklaşık 2500 yıl önce birilerinin “z” yerine “r”, “ş” yerine “l” demeyi seçmesiyle başlayan tarihi bir kopuşun, kelimelerin o büyük göçünün ta kendisidir.

Yazı İçi