BARIŞ KAVAS
TEVBE
Müslüman düşünce adamının önündeki en büyük vazife, donuk bir perspektifle ele alınmakta olan dini kavramları hayatla ve varoluşla buluşturarak sonsuz anlamlar keşfedebilmektir.
Tevbe belki de İslami kavramların en önemlisidir. Tevbesi olmayanın makamı olmaz denir. Tevbe kelime anlamıyla dönmek demektir. Istılah olarak kulun günahlardan vazgeçerek Allah’a sığınması anlamına gelmektedir.
Tevbe insanın bir önceki tanımını reddetmesidir, der İsmet Özel. Tevbenin varoluşçu bir yönü vardır. İnsanın mahkûmu olduğu tanımlamaları ve sınırlamaları bırakarak kalbini Sonsuz’a teslim etmesidir tevbe. Her an yenilenmektir. Her an dirilmektir.
Tüm karanlık, tüm korku bizim esareti altında olduğumuz hikâyelerden kaynaklanır. Hepimiz nefsimizle (iç benliğimizle) yazdığımız hikâyelerin esiriyiz. Bu hikâyeler kendimize dair, hayata dair, varoluşa dair yanlış ama çok yanlış anlamlar üretmektedir. İşte tevbe tüm bu süreci fark edebilmektir. Tevbe her şeyden önce bir farkındalık eylemidir.
Nefsimizle tasvir ettiğimiz dünyayı Allah’la tasvir etmeye başlamaktır Tevbe. Allah mutlak aydınlığın ve mutlak güvenin kaynağıdır. İşte biz Allah’a döndüğümüzde hikâyemizi değiştirmiş oluruz. Yeni, yepyeni bir hikâyeye başlarız. Allah iman edenlerin dostudur, onları karanlıktan aydınlığa çıkarır, ayeti tecelli eder. Tevbe ile eski hikâyeden yeni hikâyeye, karanlıktan aydınlığa, korkudan güvene hicret ederiz.
Tevbe yeniden başlamaktır. Tevbe düştüğümüz yerden kalkmaktır. İnsanın olduğu yerde hata hep vardır, günah hep vardır, gaflet hep vardır. Hayat yolculuğunda mutlaka düştüğümüz anlar olmuştur, olmaktadır, olacaktır. Buna mukabil tevbe kapısı hep açıktır. Bir kapıdır çünkü tevbe, o kapıdan geçerek eskiden yeniye, karanlıktan aydınlığa geçeriz.
Tevbesiz bir hayat bir bataklıkta debelenmekten ibarettir. Tekrar tekrar eski hikâyenin içine gömülmektir. Tevbe ile bataklıktan çıkarız. Tevbesiz hayat monoton, rutin ve sıkıcı bir hayattır. Tevbe ile rutinden çıkarız. Her an tazedir artık, her an güzeldir, her an aydınlıktır.
Tevbe etmek Allah’ın rahmeti ile temas etmektir. Allah’ın rahmetiyle günahlar af olur ve Allah’ın rahmetiyle insan tamamen başka bir insan olur.
Tevbesi kabul olunmuş bir kul olmak, bir insanın hayattaki en büyük özlemi olmalıdır. Kabul olan bir tevbenin insan ruhuna sunduğu inşirahla kıyaslanabilecek başka bir sevinç yoktur. Ve tevbesi kabul olan bir kul olarak ölmekle kıyaslanabilecek bir zafer de yoktur.












